Jain Dini

0
2367
Jain tapınağı
Jain tapınağı ve Zafer Bozkaya

Jain dini, çağdaşı olduğu Budizm’e çok benzer. Jainizm, Mahavira isimli bir ermiş tarafından MÖ. 500 yıllarında kurulmuştur. 

Jain İnancı

Jainler, evrenin sonsuz olduğuna ve bir Tanrı tarafından yaratılmadığına inanırlar. Reenkarnasyon ve Moksha’ya ulaşma inançları yönünden Budizmle aynı paraleldedirler.

Jain dininde her canlı, (insan, hayvan, bitki, mikrop, mikroorganizma) tekrar tekrar doğmak zorundadır, bunun nedeni tabi oldukları Karma yasasıdır. Bu ruhlar, toprakta, suda, ateşte veya havada temel varlıklar halinde görünür. Bu ruhlar, mikro organizmalardan başlayıp bitki, solucan, böcek, kuş, sürüngen ve memeli hayvan olarak tekrar tekrar beden alır. Karma yasası, yeniden bedenlenmeyi sağladığı için olumlu görülür, ama her yeniden doğuşun getireceği mücadele, acı, ızdırap dolu bir yaşam nedeniyle de olmusuz görülür. Bu nedenle Karma zincirinden kurtulmak ve Moksha’ya (Nirvana’ya) ulaşmak gerekir.

jain triratna
Jainizm’de Triratna © Zafer Bozkaya

Jain dininde ruhsal yükseliş, beş konuda yemin etme ve bunları yerine getirilmekle sağlanır. Bu beş konu Jain dininin temel ilkeleri sayılır.

1. Ahimsa, hiçbir canlıya zarar vermemek 
2. Satya, yalan söylememek. Olumlu bir sonuç yaratmak veya olumsuz bir durumdan kaçınmak için bazen doğruyu saklamak bu ilkenin istisnasıdır.
3. Asteya, hırsızlık yapmamak.
4. Aparigraha, Yaşam için gerekli olan temel gereksinimlerin ötesinde lüks peşinde koşmamak.
5. Brahmacarya. Bekar yaşantı sürmek, mümkünse evlenmemek.

Jainler, kurtuluşları için ahimsa – acı vermemek prensibine çok önem verir. Bu ilkeye göre; hiçbir canlı varlığa zarar vermemeye çalışan Jainler, nefes alıp verirken bile herhangi bir canlıyı öldürmemek için ağızlarına maske takarak dolaşır ve katı bir vejeteryan yaşam sürdürürler. Bir yere oturacakları zaman, herhangi bir böceği ezmemek için yanlarında taşıdıkları süpürge ile oturacakları yeri süpürürler.

Jain Dini ve puja töreni
Bir Jain tapınağında Puja yapan kadın © Zafer Bozkaya

Jain Dini Mezhepleri

Jainizm iki ana mezhebe bölünmüştür. Bunlar Digambara ile Shvetambara’dır. Her iki mezhepte de Ahimsa, çilecilik, karmaya inanırlar. Ayrıca iki mezhebin de kadın rahipleri beyaz giyinir.

Digambara Mezhebi (Göksel giysili)

Bir ermişin, elbise dahil hiçbir şeye sahip olmaması gerektiğini savunurlar. Zira onlara göre her türlü mülkiyet, maddi şeylere olan bağımlılığı ve arzuyu arttırır ve herhangi bir şeye karşı duyulan arzu sonunda bir şekilde sefalete (ve elem duygusuna) yol açar. Bu yüzden Digambara Rahipleri tamamen çıplak gezerler. Ellerinde taşıdıkları tavus kuşu tüyünden bir araç ile gerektiğinde önlerini kapatır, gerektiğinde yürüdükleri yolu temizler ve gerektiğinde de müridleri kutsarlar. Bu mezheptekiler, kurtuluşun kadınlar için mümkün olmadığına inanırlar. Dinin kurucusu Mahavir’in hiç evlenmediğini iddia ederler

Svetambara Mezhebi (Beyaz cübbeli)

Bu mezhebin rahipleri Jain kutsal metinlerinde giysi giymenin yasaklanmadığına inanarak, beyaz cübbe giyerler. Ayrıca Digambara’nın tersine bu gelenekte kadınların da kurtuluşa erebileceğine inanılır. Mahavir’in prensken evlediğine ve bir kız çocuğu olduğuna inanırlar.

Çıplak gezen Jain mezhebindekiler manastır ve tapınaklardan dışarıya pek çıkmaz. Old Delhi’de Red Fort’un karşısında bulunan Jain Tapınağını ve yanındaki ünlü Kuş Hastanesini ziyaret ederek bu din hakkında daha ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz.

Jain’ler çalışkan ve zeki insanlardır. Ticarette ve el sanatlarında yeteneklidirler. Tapınakları çok temiz ve iyi dekore edilmiş durumdadır. Rajastan ve Gujarat eyaletleri ile Mumbai’de yoğun bir Jain nüfusu bulunur.

Hindistanın kurtarıcısı ve milli lideri Mahatma Gandi, bir Hindu olmakla birlikte Jain geleneklerine göre yetiştirilmiştir. Ünlü fizikçi Albert Einstein, reenkarnasyon felsefesine inanmadığını, ama eğer reenkarnasyon olayı gerçekse bir sonraki yaşamında Jain inancında bir ailede doğmak istediğini belirtmiştir. Bunun nedeni Jain kozmolojisine olan ilgisidir. 

Jainler saf vejetaryendir. Et ve balık ürünleri yemezler. Süt ve süt ürünleri serbesttir. Meyvesi toprağın altında olan patates, havuç gibi şeyler de yemiyorlar. Meyveleri dalından kopartmıyorlar, kendiliğinden yere düşünce alıp yiyorlar. Soğan ve sarmısak da yemiyorlar.

Yürüdükleri yer toprak da olsa çim de olsa ellerindeki tavus kuşu tüyü ile toprağı süpürüyorlar, böylece yerde bulunabilecek karıncaların veya böceklerin üzerine basıp öldürmezler. 

Günümüzde Hindistanda yaşayan Jain’lerin sayısı 4 milyon kadardır. Bu kitle, ülkenin her yanına yayılmış olmakla birlikte daha çok Batı ve Güneybatı eyaletlerinde toplanmıştır.

Jain Dini Önemli tapınakları

• Shravanabelagola’da dev boyutta Gomteshwar Heykeli. Karnataka

Jain Dini tapınaklarından biri
Shravanabelagola’daki Gomteshwar heykeli. Bu duruş, bir “ayakta meditasyon” pozudur.

• Mount Abu’da Dilwara Tapınağı, Rajasthan

• Ranakpur’da beyaz mermerden tapınak kompleksi, Rajasthan

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
İsminizi yazın