Tac Mahal ve Kıtlık 

0
96
Kıtlık kapak

Tac Mahal’in inşa edildiği dönemde Orta Hindistan’da ciddi bir kıtlık sorunu vardı. Şah Cihan, yaşanan kıtlığa rağmen Tac Mahal’in yapımına büyük paralar harcadı. Şah Cihan’ı bu davranışı nedeniyle eleştirenler pek çok oldu. Ekteki yazıda Tac Mahal ve kıtlık dönemi ve Tac Mahalin yapımı ilişkisini inceliyoruz.

Tac Mahal ve Kıtlıklar

Kıtlıklar, Hint Yarımadası’nda yaygın olarak görülürdü. Çoğunlukla her birkaç yıl içinde tekrarlanırdı. O dönemde tarım üretimi büyük ölçüde çevresel faktörlere bağlıydı ve iyi bir tarımsal üretim elde etmek için mükemmel koşulların bir araya gelmesi gerekiyordu. Normal döngüden herhangi bir sapma (kuraklık, şiddetli yağmurlar, çekirge işgali vb.) durumunda kıtlıklar başgösterirdi.

kitlik seyis
Bir deri bir kemik kalmış at ve seyisi © Wikimedia Commons

Sattasiyah (87.Kıtlık)

Babürlüler döneminde meydana gelen en kötü kıtlıklardan birisi Sattasiyah (87.) olarak bilinmektedir. Bu kıtlık, 1630-1631 yılları arasında Şah Cihan döneminde ortaya çıkmış ve Gujarat bölgesi ile Deccan’ın bazı bölgelerini etkilemişti. Bunun nedeni bölgede yaşanan şiddetli kuraklık ve ardından gelen mevsimsiz yağmurlardı. Tarımsal üretim bu felaketin etkilerinden kurtulamadan, ürünlerden geriye kalanlar çekirgelerin ve farelerin saldırısına uğradı. Bunu ikinci bir şiddetli yağış dalgası izledi. Tüm bunlar koşulları daha da kötüleştirdi ve bölgede ciddi bir gıda sıkıntısı ortaya çıktı. Kıtlık, Gujarat’ta yaklaşık üç milyon, Ahmadnagar’da ise bir milyon kişinin ölümüne yol açtı. Sattasiyah kıtlığı sonucunda toplamda yaklaşık yedi milyon kişinin ölmüş olabileceği tahmin ediliyor.

“Geçen yıl boyunca Balaghat topraklarına hiç yağmur yağmadı. Kuraklık sınır bölgelerinde tarımda yetersizlik yaratırken Dakhin (Deccan) ve Gujarat’ta tam bir yokluk oluştu. Bu iki bölgenin sakinleri son derece zor duruma düştü. Hayat bir somun ekmek karşılığında sunuldu, ama onu kimse satın almadı; rütbe bir parça kek karşılığında satıldı, ama kimse onu umursamadı; her zaman cömert olan el, şimdi yiyecek dilenmek için uzatıldı; her zaman yiyecek üretme yolunda yürüyen ayaklar sadece yiyecek aramak için yürüdü. Ölenlerin çokluğu yollarda tıkanıklıklara neden oldu, korkunç acıları ölümle sonuçlanmayan ve hareket etme gücüne sahip olan herkes başka şehirlere ve köylere gitti. Bereketi ve ürün bolluğuyla meşhur olan bu topraklarda artık üretkenlikten eser kalmamıştı.”
-Abdul Hamid Lahori Padşah-name’de Sattasiya kıtlığını anlatırken.

kitlik bangalore
Bangalore kıtlığı İngiliz gazetesinde © Wikimedia Commons

Şah Cihan ve Kıtlık

Şah Cihan yönetimi hiyerarşinin ve merkezi otoritenin sağlam kalabilmesi için yüksek düzeyde estetize edilmiş bir ortam yaratmıştır. Bunun gerçekleşmesi için gösterişli törenler, mimari ve sanat eserleri yapmak gerekiyordu ve Şah Cihan bunları mutlak monarşi vizyonunu sergilemek için bir araç olarak kullandı. Tac Mahal’in inşasının ardındaki gerekçe kısmen buydu. 

Şah Cihan, yaşanmakta olan kıtlığa rağmen Tac Mahal’in inşasına başladı, çünkü ona göre bunun kıtlıkla hiçbir ilgisi yoktu. Bu iki konu soyluların gözünde iki ayrı meseleydi. Devletler (kıtlık gibi) doğal afetler nedeniyle harcamaları durdurmazdı. Farklı amaçlar için ayrı bütçe yaratılırdı. Kıtlığın hafifletilmesi için farklı kaynaklardan gelen paralar harcandı. Tac Mahal’in inşası burada hiçbir rol oynamadı. Tac Mahal yaptırılmamış olsaydı, bu fonlar muhtemelen benzer projelere yönlendirilecekti, kıtlığa değil.

Babürlüler bölgedeki can kaybını azaltmak için tarihteki en kapsamlı refah politikasını uyguladı. Şah Cihan, Deccan ve Gujarat’taki yetkililere açlık çeken halka yiyecek sağlamak için bölgede Ash-Khana ve Langarlar (ücretsiz mutfaklar) kurulması emrini verdi. Bu mutfaklar kıtlık yılları boyunca işletildi ve masrafları devlet tarafından karşılandı. Yetkililere, hazineden elli bin Rupi harcayarak şehre yiyecek getirmeleri emredildi. Şah Cihan, ayrıca bölgedeki arazilerden alınan ve toplam eyalet gelirinin üçte biri kadar olan yedi milyon Rupi tutarındaki vergileri de erteledi. Binlerce Rupi ihtiyaç sahiplerine dağıtıldı. Babürlü yetkililerden ve soylulardan da aynı şeyi yapmaları istendi.

kitlik kurbanlari
Kıtlık kurbanları

Kıtlıkla mücadele

Sattasiyah kıtlığının en kötü dönemi 1631’in sonunda gerçekleşti. Bu yüzden çoğu kaynakta bu kıtlıktan 1630-1631 kıtlığı olarak bahsedilmektedir. Öte yandan Tac Mahal’in inşası 1632’nin ortalarında bir dönemde başladı. Tamamlanması on yıldan fazla sürdü. Bu da Tac Mahal için harcanan kaynakların çoğunun Sattasiyah kıtlığı sona erdikten çok sonra harcanmış olacağı anlamına gelir. Dolayısıyla “Şah Cihan, şiddetli kıtlık devam ederken Tac Mahal’i inşa etmek için para harcadı” ifadesi tam olarak doğru değildir.

Ayrıca Babür İmparatorluğu’nda her birkaç yılda bir şu ya da bu Subah’ta kıtlık yaşanırdı. Hindistan’da 1623’teki Sattasiyah kıtlığından sadece birkaç yıl önce başka bir yaygın kıtlık yaşanmıştı. Sattasiyah kıtlığını takip eden birkaç yıl içinde de bölgesel kıtlıklar görüldü. Örneğin 1634’te Rajasthan’da, 1636-1637’de Pencap’ta ve 1640’ta Deccan ve Keşmir’de kıtlık olayları yaşandı. Babürlüler her kıtlık yaşandığında tüm devlet harcamalarını ve faaliyetlerini durdurmuş olsalardı, hiçbir mimari proje yapılamazdı. 

“Ekmek karşılığında canlarını teklif ettiler ama kimse almadı. Bir deveyi bir çatala sattılar, yine de değmedi. Her zaman uzatılan bir el, ekmek dilenmekten başka bir şey için açılmadı; her zaman zenginlik ovasını kaplayan ayaklar, dilenme yolundan başka bir şey için ölçülmedi. Keçi eti yerine köpek eti pişirildi, pazarlarda unla karıştırılmış leş kemikleri satıldı.”
-Ali Muhammed Han Mirat-ı Ahmedî’de Sattasiye kıtlığını anlatır

Tac Mahal ve Kıtlık
Madras’taki kıtlık kurbanları © Wikimedia Commons

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz