Hazret Mian Mir

0
118
altın tapınak
Altın Tapınağa ilk tuğla koyuluyor

Günümüzden 400 yıldan daha fazla bir süre önce 3 Ocak 1588 tarihinde, Hz. Mian Mir, Hindistan’ın Amritsar kentindeki ünlü Altın Tapınağın temel taşını koyan ilk kişi oldu. Mian Mir, Lahor’da yaşayan tanınmış bir Sufi azizdi. 

Beşinci Sih Gurusu, Guru Arjan Dev, kendisine duyduğu saygı nedeniyle, Mian Mir’den Harmandir Sahib’in (Altın Tapınak) ilk temel taşını koymasını istemişti. Bu sayede, Sih dininin, kastlara ve inançlara dayalı tüm ayrımlardan kaçınan, farklı halklar ve inançlar arasında samimi bir diyalogun oluşturulmasına vurgu yapan evrensel mesajını kanıtlamış olacaktı.

Altın Tapınak gece görüntüsü
Bugünkü altın tapınak. © Zafer Bozkaya

Hayatı

Hz. Mian Mir, Lahor’un çok tanınmış bir Sufi aziziydi. Asıl adı Şeyh Muhammed’dir. 1531 yılında Sindh bölgesinde Sivastan’da doğdu. Bazı kaynaklara göre ise şimdi İran topraklarında olan Sistan bölgesinde doğmuştur. 

Mian Mir’in doğuştan itibaren dini olaylara ilgisi vardı. Çocukluğunda bile dinsel vaazları dikkatle dinlerdi. Gençliğinde Kadirî tarikatından Şeyh Hızır’ın müridi oldu. Sufiler, İslam’ı barışçıl yollarla yaymaya inanıyordu ve Hindistan coğrafyası bu dönüşüm için uygun bir yerdi. Mian Mir, 20’li yaşlarında Hindistan coğrafyasına gelerek günümüzde Pakistan sınırları içindeki Lahor’a yerleşti. 

Mian Mir temsili resmi
Mian Mir

Altın Tapınak

Mian Mir o kadar iyi tanındı ki, geniş halk yığınları uzak yerlerden onu görmeye geliyordu. Sih dini liderlerinden Guru Arjan, babasının doğum yerini görmek ve akrabalarıyla tanışmak için sık sık Lahor’u ziyaret ederdi. Bu tür ziyaretlerden birinde Pir’i aradı. Tanrı yolunda yürüyen bu iki kişi bir araya geldi ve ömür boyu arkadaş oldular. Mian Mir, Guru Arjan’dan on üç yaş büyüktü.

Guru Arjan, su havuzlarının yapımından sorumluydu. 1589’da Amritsar’da Nektar Havuzu olarak adlandırılan kutsal havuzun ortasına bir Sih Tapınağı inşa etmeyi planladı. Tapınak, tüm kastlardan, inançlardan ve yörelerden gelecek olan herkese açık olacaktı. Hz. Mian Mir’i ilk temel taşını koyması için davet etti. Mian MIr, Amritsar’a, kaba yün parçalarından oluşan uzun bir dilenci pelerini ve üzerinde bir gül çiçeği olan koni şeklindeki başlığıyla geldi.

İlk tuğla böyle koyuldu
Hz. Mian Mir’in Altın Tapınağa ilk tuğlayı koyuşu. © Zafer Bozkaya

Guru Arjan, Mian Mir’i çok sıcak bir şekilde karşıladı. İki kutsal kişi, içten bir sevgi ve saygıyla birbirlerine sarıldı. Tapınağın amacı Sufi azizine açıklandı. Guru, Hindu tapınaklarının ve Müslüman camilerinin yükseltilmiş bir kaide üzerine inşa edildiğine dikkat çekti. Sih tapınağı, bulunulan yerden daha alçak bir şekilde inşa edilecekti. Buradaki fikir, insana tapınaktan daha çok değer verilmesiydi. İnsan, yüce bir varlıktı, bu nedenle tapınak ondan aşağıda olmalıydı. Ayrıca Hindu tapınakları ve Müslüman camilerinin üç tarafı kapalı olur ve kapıları ya doğuya veya batıya bakardı. Sih tapınağının ise dört kapısı olacaktı. Bu da dört kasttan herkesi, yani Brahmin’leri, Kshatriya’ları, Vaisha’ları ve Shudralar’ı kabul edeceğini gösterecekti. Ayrıca bu tapınağın, dünyadaki dört dinin hepsine, Hinduizm’e, Budizm’e, İslam’a ve Hıristiyanlığa açık olacağının da bir sembolü olacaktı. Kuzeyde, güneyde, doğuda ve batıdaki herhangi bir ülke veya iklimden gelecek tüm insanlara hizmet vermeye hazır olacaktı.

Müslüman aziz, Guru’nun bu hedefinden son derece memnun oldu. Guru’nun kişiliğinden, sevimli tavırlarından, yüzünde parlayan ilahi nurdan, sözlerinden ve eylemlerinden derinden etkilendi. Tapınağın temeline ilk tuğla Hz. Mian Mir tarafından yerleştirildi. Bu sırada ilahiler okundu ve izleyicilere tatlılar dağıtıldı. Hemen yakında elinde aletleri olan bir duvarcı ustası duruyordu. Mian Mir’in koyduğu tuğla biraz düzensiz olmuştu, duvarcı bunu düzeltti. Aziz, bu hatasından duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Ayrıca tapınağın bir süre sonra yeniden inşa edilmesi gerekeceğini belirtti. Bu kehanet, yaklaşık 150 yıl sonra şehri işgal eden Ahmed Şah Abdali kuvvetlerinin tapınağı barutla havaya uçurmasıyla gerçek oldu.

Sih Gurusu Arjan Dev
Guru Arjan Dev © Wikimedia Commons

Ölümü ve türbesi

Hz. Mian MIr, 11 Ağustos 1635’te vefat etti. Lahore yakınlarındaki Haşimpur köyünde defnedildi.

Mian Mir için bir türbe yapılmasını Şah Cihan’ın oğlu Dara Shikoh, emretmişti. Dara Shikoh, tasavvuf felsefesiyle çok ilgiliydi. Dinler arasında çatışmalara değil, sosyal uyum ve barış içinde bir arada yaşamaya inanıyordu. Dara Shikoh, Sufizm üzerine kitaplar yazmıştı. Ayrıca Bhagavad Gita üzerine bir incelemesi de vardı. Bir süre Lahore valiliği de yapmış olan Dara Shikoh, Mian MIr hakkında iki kitap yazdı. “Safina tul Evliya” ve “Sakina tul Evliya” adlı kitaplarda Mian Mir’in hayatını ve eserlerini anlattı.

Dara Shikoh'un yazdığı kitap
Sakina tul Awliya kitabının kapağı

Türbenin günümüzdeki durumu

Mian Mir’in türbesi kare şeklindedir, yeşil renktedir ve taş kaplı bir avlunun üzerinde yükselir. Avlunun kuzeyinden ve güneyinden iki giriş kapısı vardır ve batı tarafında bir cami bulunur. Türbenin doğu tarafında, Mian Mir’in yakın akrabaları ve müridlerinin mezarları yer alır. Güney ve batı tarafında halktan kişilerin defnedildiği geniş bir mezarlık daha vardır.

Türbenin dışardan görünümü
Türbenin genel görünümü

Her perşembe akşamı yüzlerce adanmış, qavvali şarkıcıları, ve müzisyenler türbede toplanır ve Qawwali ilahileri okurlar. Ayrıca üstadın ölüm yıldönümünde Urs adı verilen anma toplantıları da burada yapılır.

Perşembe akşamları yapılan törenlerden birisinin Qawwali vokalisti Ghulam Ferid, “Perşembe akşamları Sufiler için mübarek gün olarak kabul edilir” diyor. Bu kişiler başka Qawwal’lerle birlikte bu türbenin düzenli ziyaretçileri olmuşlar. Burada okuduğu ilahiler Ghulam Ferid’e bir aidiyet duygusu veriyor. Ona göre “Sufi ilahilerini okumak, birlik ve uyum mesajını yaymanın önemli bir yoludur”.

Qawwaller türbenin avlusunda ilahi söylerken, kadın – erkek herkes el çırparak ritme katılır. Bazıları coşkuyla dans eder, bazıları ilahiye katılır, bazıları ise mezarının önünde eğilerek azize saygılarını sunar.

Sabri Brothers grubu Qawwali okuyor.
Qawwali okuyanlar

Ortamdaki atmosfer gül kokuları ve yerel olarak imal edilmiş tütsü kokuları ile doludur. Türbenin içinde ve dışında biriken kalabalığa tatlılar ve yiyecekler dağıtılır.

Lahor’da sadece Sufi türbelerinde bulunan ve Mian Mir türbesi çevresinde de dağıtılan bazı yiyecekler vardır. Bunlardan ikisi Qatlaammay (Türkçe: Katlama, gözleme) ve Doodh Badam (bademli süt) isimlerindedir. Katlama isminin yüzde yüz Türkçe olması bu böreğin Türk geleneğinden geldiğini gösteriyor.

Türbenin dışında pek çok satıcı bulunur. Ziyaretçilere Dahi Bala, Chaat, Sherbet ve Samosa satmaya çalışırlar. Samosa satıcılarından birisi olan Akbar Shakir, Lahor’un lüks bölgelerinde değil sadece burada, türbenin yanındaki sokakta satış yaptığını söylüyor.

Katlama yapımı
Qatlama © Wikimedia Commons

Sihlerin ziyaretleri

Bu büyük azize saygılarını sunmak için birçok Sih inançlı kişi de buraya geliyor. Bunlar çoğunlukla Pakistan vatandaşı olan Sihlerdir. Ancak Hindistan’dan gelen ve türbeyi ziyaret eden Sihler de var. Sih ziyaretçiler, Guru Nanak’ın doğum günü kutlaması döneminde daha yoğun oluyor.

Hindistan’ın Firozpur kentinden türbeyi ziyarete gelen Diljeet isimli bir Sih, “Bizim için Mian Mir Sahab, Sih dininin azizleri kadar ilahidir” diyor.

Türbeye mum dikenler
Türbeye mum dikenler

Sufizmin günümüzdeki durumu

Sufilerin ve Sih Gurularının mesajları, coğrafi ve kültürel sınırları aşar. Günümüze kadar gelen bu mesajlar sufinin ölümünden sonra bile bu coğrafyada etkisini sürdürüyor.

Mian Mir, kendi döneminde birlik, hoşgörü ve sevginin simgesiydi. İslam dini ile Sih dini arasında kopmaz bağların kurulması bu hoşgörüyle de açıklanabilir. Sih inancının kutsal kitabı olan Granth Sahib’in, Chishti tarikatından Baba Ferid gibi ünlü bir Sufinin kelamını içermesi de dikkat çekicidir.

Günümüzdeki kaos ve savaş çağında, bu tür dini ve etnik uyumun olduğu yerler, bir an için de olsa gönülleri rahatlatıyor.

Hazret Mian Mir türbesinin içi
Türbenin içi

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
İsminizi yazın