Mumbai, Hindistan’ın en büyük şehirlerinden, nüfusu açısından da dünyanın ilk 10 şehrinden biri durumundadır. Kentin nüfusunun ne kadar olduğu tam olarak bilinememekte ve çeşitli rakamlar verilmektedir. Şehrin merkezi sayılan Mumbai City bölgesinin yanında Mumbai Suburban ve bunun yanında gelişen Thane, Navi Mumbai, Vasai Road gibi uydu kentler de dahil edilirse 23 milyon nüfustan söz eden kaynaklar vardır. Uydu kentler hariç bırakılırsa Mumbai nüfusunun 12 milyon kadar olduğu tahmin edilmektedir.

Yıllardan beri Bombay diye tanınan bu metropol is­mi 1995 yılında Mumbai olarak değiştirildi. O tarihte iktidarda bulunan milliyetçi eğilimli Bharatiya Janata Partisi (BJP), İngiliz döneminden kaldığını iddia ettiği birçok şehir ismini orjinal isimlerle değiştirmişti. Uluslararası kataloglara girmiş olan bir metropolün, ismini değiştirmesi gerçekten de önemli zorluklara neden olmuştu. Bombay ismi Portekizcede “Güzel Körfez” anlamına gelen “Bom-Baia”dan gelmekteydi.

Genel bilgi
Mumbai’de çok gelişmiş olan sanayi dalları, Hindistan ekonomisinin itici gücünü oluşturur. Mumbai, bu alanda Hindistan’ın en çok gelişen bölgelerinden biridir. Yolcu ve kargo taşımacılığında önemli bir gümrük kapısını oluşturan Mumbai havaalanı, Hindistan’ın en büyük havaalanıdır.

Mumbai ve yakın çevresinde, otomobilden bisiklete, kimyadan petrol sanayiine kadar pek çok üretim kolu faaliyettedir. Önemli miktarda tekstil üretimi de burada yapılmaktadır. Mumbai, aynı zamanda Hindistan ile ticaret yapanlar için önemli bir finans merkezidir. Şehir merkezi sayılabilecek olan Neriman Point bölgesi, dev gökdelenleri ile ABD’deki Manhattan Adasını hatırlatır.

Bu gelişmelerin, 1950’den günümüze kadar geçen kısa sayılabilecek bir sürede gerçekleşmiş olması da ilginçtir. Bu gelişmelerin, bölgeye yoğun şekilde gelen yoksul köylülerin yarattığı çok ucuz insan gücü sayesinde olduğu kesindir. Bu insanlar, Mumbai’ye göç etmiş, kentin dışında, teneke mahallelerde, gecekondu semtlerinde hatta toprak damlar altında konaklamış ve zamanla burada yerleşmişlerdir. Mumbai yerel yöneticilerinin karşı karşıya kaldığı en önemli sorunun, sürekli artan nüfus olduğu kesindir. Bu nüfusun yarattığı ucuz işgücü, etkisini halen devam ettirmektedir.

Mumbai, Hindistan’ın en ucuz yemek yenebilecek ve ulaşım masrafları en az olan şehirlerinden biri olmaya devam etmektedir. Buna karşılık, buradaki konaklama fiyatları Hindistan’ın başka yerlerine göre yüksektir.

Mumbai, geçmişte, yaşam seviyesi oldukça düşük olan halkın, çamurlu dar sokaklarda sıtma ile mücadele ederek yaşadığı bir yerleşimken, Portekizli sömürgeciler tarafından bir düğünde başlık parası olarak İngilizlere verilmişti! İngiliz hükümeti ise şehri İngiliz Doğu Hindistan Şirketi’ne (British East India Company) 10 İngiliz Pound’u değerinde altın karşılığında kiraladı. Böylece Mumbai, bir ticaret limanı olarak önem kazanmaya başladı.

1670’den itibaren ilk Zerdüştler İran’dan Mumbai’ye gelerek kültürlerini ve dini inançlarını burada yaymaya başladı. 1708’de Mumbai, İngiliz Doğu Hindistan Şirketi’nin Hindistan’daki yönetim merkezi oldu. 1854’de ilk demiryolu hattı Mumbai’ye ulaştı. 1857’de tüm Hindistanda yaşanan iç karışıklıklar sırasında Mumbai; “güvenli” bir yer olarak kaldı. 1862’de, şehri parçalara bölen yedi adanın arası toprakla doldurularak birbirine bağlandı. Böylece denizden toprak elde etme konusunda dünya çapında bir proje başarıyla uygulanmış oldu.

1869’de Süveyş Kanalı’nın açılması ve Bombay’da büyük yükleme limanlarının kurulmasıyla Avrupa pazarlarına ulaşım kolaylaştı. Bu dönemde, İngiliz Gotik tarzı ile Moğol mimarisine ait sentez yapılar şehri süslemeye başladı. Bunlar arasında ‘Victoria Terminus’ Tren istasyonu (şimdiki adı : Chattrapati Shivaji Terminus), Gateway of India ve Mumbai Üniversitesi gibi binalar bulunur.