Tarih boyunca çeşitli Afrika kabileleri üyeleri, Hristiyan misyonerleri ve Arap tüccarları deniz yoluyla Hindistan sahillerine gelerek Kerala’ya ulaşmış ve bölgeye yerleşmiştir. Zamen içinde değişik ırkların gelişiyle Kerala bölgesinde gerçek bir etnik mozaik oluşmuştur. Bu değişik etnik gruplar Keralanın etnik geçmişi konusunda çok önemli etkiler bırakmıştır. Bunlardan bazıları ve özellikleri şöyledir.
Malai Tamil Aborjinleri
Bu insanlar, Hindistana gelen ilk göçmenlerdir. Bölgeye ulaştıklarında büyük mücadele vererek burayı ele geçirdiler. Kendilerinden önceki insansı primatları yok ettiler. Bu yerlilerin görünümlerinin, Proto (en eski) Kafkaslar gibi olduğu söylenebilir.
Bu ırkın burunları hala görünür ve gözlerinin normal boyutlarda olduğu görülmektedir. Kafa yapıları da mezosefalik gibidir. Ancak, AASI (Antik Atasal Güney Hindistan) kabileleri olduğu düşünülen bazı grupların DNA’ları incelendiğinde, bu grupların, Lao Hoanhibian (günümüzdeki Laos) halkıyla ilişkili eski bir Doğu Avrasya nüfusu ile karışmış olduğu görülür.
Böylece burada ikinci topluluğun özelliklerini de içeren yeni bir nüfus ortaya çıkmış oldu. Geniş yüz, kapüşonlu gözler ve kalkık burunlar bu topluluklar arasında yaygın görülen özellikler haline geldi.

Kananit Hıristiyanlar
Knanaya (Kananit) Hristiyanları, Kerala eyaletinde yaşayan, Aziz Thomas Hristiyanları (Nasrani) topluluğunun bir parçasıdır. Kanani’ler kendilerine özgü gelenekleri ve endogamik (sadece kendi içlerinde evlilik) yapısıyla bilinen Süryani kökenli ve Hristiyan inancındaki etnik bir gruptur. Bölgeye gelmiş olan diğer gruplar gibi genetik olarak karışmış olsalar da, hala önemli ölçüde Levanten genlerinin izlerini taşırlar.
Bu hıristiyanlar, 4. yüzyılda Kana’lı Thomas (Thomas of Cana) liderliğinde Mezopotamya veya Pers bölgesinden Kodungaloor limanına göç etmiş olan 72 aileden türemişlerdir. Kerala’nın yerli Hristiyanları olan Nasranilerden farklı olarak, Knanaya’lar Orta Doğu kökenli oldukları için kendilerini “Güneyciler” (Tekkumbhagar) olarak adlandırır. Etnik saflıklarını korumak amacıyla sadece kendi toplulukları içinde evlilik yaparlar. Süryani ayin geleneğini takip eder ve bu nedenle Kerala’nın “Süryani Hristiyanları” olarak bilinirler.
Günümüzde Kerala’daki Knanaya topluluğu, Knanaya Katolik Kilisesi ve Knanaya Yakubi Süryani Kilisesi olmak üzere iki ana grup altında varlıklarını sürdürmektedir.

Thiyyalar
Bölgeye gelen göçmenlerin üçüncü dalgasıdır. 2 bin yıldan daha eski bir tarihten kalma Pulimankombu kahraman taşında bunun kanıtı görülür. Bu taşta bir sığır saldırısında ölen bir Thiyyan Andavan’dan bahsedilir. Bu taş, şu anda Tamil Nadu’dadır.
Thiyya’ların aslında Malayaliliğe geçiş sürecinde olan bir Tamil topluluğu olduğu söylenebilir. Bu toplumun güneyden gelen tehdidler nedeniyle Kuzey Kerala’ya göç ettikleri düşünülmektedir.
Thiyya’lar, Kuzey Malabar’da önemli bir Hindu topluluğu oluşturur. Avarna (varna sisteminin dışında) olarak sınıflandırılır. Bunun anlamı, bu toplumun dokunulmazlar kastında olduğudur. Sonuçta Thiyya’lar, sosyal hayattan dışlanmaya maruz kalmışlardır. Thiyyalar daha önceleri Shakta inancındaki Hindulardı ve Veda dönemi öncesi ritüellere ve Theyyam gibi kültürel yapılara bağlıydılar.
Bazı halk hikayeleri, onların Seylan’dan (Sri Lanka) Kerala’ya gönderilen dört veya sekiz savaşçının soyundan geldiğini öne sürer; bu savaşçılar bölgeye hindistan cevizi yetiştiriciliğini veya savaş sanatlarını getirmeleriyle ilişkilendirilir.
Kuzey Malabar’da Thiyyalar, güneydeki ataerkil Ezhava topluluklarının aksine, anaerkil bir sistem izlemiştir. Thiyyalar, katı bir ayrımcılığa maruz kaldılar. İngiliz yönetimi sırasında, bazı Thiyya kadınları İngiliz erkeklerle ilişki kurdu; bu durum, sosyal yapıda bir karmaşıklık yaratmakla birlikte, katı kast sisteminde gevşeme ve sosyal hareketlilik için fırsatlar getirmişti.
Thiyyalar, günümüzde Kerala toplumu içinde sosyal, eğitimsel ve ekonomik açıdan yükselen bir topluluk halindedirler. Malabar’da Kalaripayattu gösterileri işleri yaparlar. Aynı zamanda Nairler gibi “ileri kast” özelliği kazanmışlar ve bu sayede devlet görevlerinde tercih edilmeye başlanmışlardır.

Nagalar
Bunların, çeşitli dalgalar halinde Kerala’ya göç eden, ve yılan sembolü taşıyan savaşçılar olduğu düşünülmektedir. Muhtemelen batı kıyısı eyaletleri üzerinden gelmişlerdir. Naga kelimesi Hint dillerinde “yılan” demektir.
Chera döneminde Perumal‘ın hükümdarlığının zirvesine kadar, bu Nagalar/Nagarlar/Nairler paralı askerlerdi. Chera döneminde orduda kalıcı bir yer edinmeye, arazi hibeleri almaya, valilik gibi görevlere getirilmeye başladılar. Kast sisteminin sağlamlaşmasından sonra, yönetim, muhasebe, ordu gibi alanlarda devlet görevlisi olarak çalışan çok amaçlı bir topluluk haline geldiler.
Nagalar, Nagarajaları ve Nagayakshileri kendi ataları olarak görürler, inanç olarak Bhagavathiye de taparlar. Nair inancında her zaman yılanla ilgili Hindu ritüelleri yapılır.

Namboothiri Brahminler
Brahminler veya Namboothiri Brahminleri, 8. veya 9. yüzyılda Aryavarta bölgesinin Ganj ovalarından bölgeye geldi. Vedik gelenekleri Kerala’ya getirenler Brahminlerdi. Nila nehri (Bharatapuzha) kıyılarında Aryavarta’yı yeniden kurmaya çalıştılar. Ancak hedefledikleri gibi bu geleneği Vedik dönemin birebir kopyası haline getiremediler. Bununla birlikte, Kerala’daki bu erken dönem toplumunda, bir Shudra’nın (alt kast üyesi) Arya yapısının bir parçası olduğunun kabul edildiği ve köleleştirilmediği bir toplum yaratıldı.
Namboothiriler, Chera döneminin Perumal kralları zamanında eski zamanların Srauta kurban törenlerini gerçekleştirme işlerini yetkin bir şekilde yapmaları karşılığında arazi hibeleri almaya başladılar. O dönemde kişi başına düşen arazi miktarı dikkate alındığında, Kerala’daki en büyük arazi sahipleri oldular. Bu konuda sitemizin Namboodiri Brahminleri sayfasında daha geniş bilgi bulabilirsiniz.

Keralanın etnik geçmişi Mappilalar
Mappila kelimesi, damat anlamına gelen Tamilce “Mappilai” kelimesinden gelir. Mappilalar, Misyar olarak bilinen birliktelikler yoluyla İslam’a geçen Avarna Mukkuva’larla Arap tüccarı erkeklerin karıştığı bir soydan gelenlerdi.
Kerala’daki Mappila Müslümanları yerel halk arasında meşruiyet kazanmak için anaerkil sistemi benimsedi. Bu sayede, alt kastlardaki baskılardan bunalan ve din değiştirmek isteyen birçok kişi müslümanlığa geçerek Mappila olmuştur. Mappilalar önceleri basit köylülerdi. Zaman içinde bunların önemli bir kısmı, Arap hakimiyetinin çöküşüyle birlikte Malabar ticaret pazarında zengin oldular.
Mappilalar, Hindular ve animistlerden farklı olarak, Sari gibi dikişsiz bezlere sarınmak yerine dikilmiş giysiler giyerler. Kadınlar vücutlarının üst kısmını örter. Malabar’ın ünlü dana etli yemekleri, Mappila mutfağından gelir.


