Birinci Panipat Savaşı

0
2
Panipat kapak

Güney Asya tarihinin en ünlü savaşlarından biridir. Kabil’in Timurlu sultanı Babür, 20 Nisan 1526’da günümüz Haryana bölgesindeki Panipat’ta Delhi Sultanlığı’nın Afgan kökenli hükümdarı Sultan İbrahim Lodi ile karşı karşıya geldi. Savaşın sonunda Delhi Sultanlığı’nın ordusu yenildi. Bu, Delhi Sultanlığı‘nın sonunu getirdi, bu gelişmenin ardından Babür İmparatorluğu kuruldu.

Panipat şehri yakınlarındaki bu yer, Delhiye 95 kilometre uzaklıktadır. 1526 yılındaki Birinci Panipat savaşından sonra 1556 yılında İkinci ve 1761 yılında Üçüncü Panipat savaşı da meydana gelmiştir.

panipat babur
Kabil’in Timurlu Sultanı ve daha sonra Babür İmparatorluğu’nun ilk imparatoru olan Babür.

Panipat Savaşı’nda Babur’un İbrahim Lodi’ye karşı kazandığı zaferde rol oynayan faktörler şöyledir:

Sultanlığın çöküş aşamasında olması

16. yüzyılda Delhi Sultanlığı, geçmişte olduğu gibi askeri bir güç merkezi değildi. Memlük, Khalci ve Tuğluk hanedanları döneminde yaşanan askeri üstünlük, 1398 yılında Timur ordularının istilasıyla sona ermişti. Seyyid Hanedanlığı yönetimindeki Sultanlık, bölgesel bir vassal temsilcilikten ibaret kalmıştı. Daha sonra gelen Afgan kökenli Lodi Hanedanlığı döneminde bir miktar canlanma yaşandı. Ancak, özellikle Sultan Behlul Han Lodi ve Sultan Sikandar Lodi yönetimindeki canlanma kısa sürdü. Delhi Sultanlığı eski gücüne hiçbir zaman kavuşamadı.

panipat behlul

İç çatışmalar 

Delhi Sultanlığı 1520’lerde iç çatışmalarla karşı karşıya kaldı ve bu da devletin zayıflamasına yol açtı. Sultan Sikandar Khan Lodi’nin ölümü, Afgan soylular arasında çatışmalara yol açtı. Onun halefi olan Sultan İbrahim Lodi, tahta çıktığı andan itibaren birçok isyanla karşı karşıya kaldı. Eski Afgan soylularını kendisine sadık olanlarla değiştirerek iktidarını sağlamlaştırma girişimi, tam ters bir etki yaratmıştı. 

Bunun iki örneği vardı. Daulat Khan Lodi (Lahor valisi) ve Alam Khan Lodi (İbrahim Lodi’nin amcası) gibi iki önemli figürün ikisi de İbrahim Lodi’ye karşı Babur’a katılmaya hazırdı. Alam Khan, Babur’un askeri desteğiyle Delhi yakınlarında bir saldırı düzenleyerek İbrahim Lodi’yi devirme girişiminde bulundu ama bu, başarısızlıkla sonuçlandı. Daulat Khan ve dolayısıyla Pencap’taki Afgan kuvvetleri de İbrahim Lodi’ye karşı açık bir isyan başlattı. Tüm bunların sonucunda yaşanan kaos ortamı nedeniyle Delhi Sultanlığı’nın kuzeybatı sınırı saldırıya açık duruma gelmiş oldu.

panipat lodhi
Lodhi Hanedanı sembolü

Komutanlar

Askeri komuta konusunda İbrahim Lodi’nin Babur ile aynı kalibrede olmadığı açıktır. Delhi Sultanlığı, İbrahim Lodi’nin iktidara gelmesiyle ani bir düşüş yaşadı. Rajpur Maharana’sı Rana Sanga’ya karşı aldığı yenilgiler bunun kanıtıdır. Ayrıca İbrahim Lodi, Babur ile çatışması sırasında (savaş sırasında ve öncesinde) birkaç önemli hata daha yaptı. Babur, İbrahim Lodi’yi çok yetenekli bir askeri komutan olarak görmüyordu. Onu daha çok, kötü bir planlayıcı, açgözlü, deneyimsiz “kanıtlanmamış cesur” ve yetersiz bir askeri komutan olarak görüyordu. Bunu, Babur’un anılarında İbrahim Lodi’yi Özbek Hanları ile karşılaştırarak eleştirdiği bölümlerde görebiliriz.

Öte yandan Babur, yıllar içinde askeri komuta yeteneğini büyük ölçüde geliştirmişti. En önemli özelliklerinden birisi, sürekli öğrenen ve askeri güçlerini geliştiren bir kişi olmasıydı. Birinci Panipat Savaşı’ndaki Babur, artık tecrübeli bir savaş gazisiydi. Hayatının büyük bir bölümünü savaş alanında geçirmiş bir liderdi, otuz yıllık deneyime sahipti. Babur, on yıl boyunca kendisinin eğitmiş olduğu, deneyimli ve disiplinli gazilerden oluşan bir birliğin komutasını eline almıştı ve bu birlik, Babur’un yeni taktiklerini mükemmel bir şekilde uyguluyordu.

“İbrahim ne cesur adamlarını memnun edebiliyordu, ne de hazinesini paylaşabiliyordu. O, kanıtlanmamış bir cesurdu; askeri operasyonlara hiçbir şey katamıyordu, hiçbir şeyi iyileştiremiyordu, ne duruyor, ne hareket ediyor, ne de savaşıyordu.”
– Babur, Sultan İbrahim Lodi’nin askeri komuta yeteneğini böyle eleştiriyordu.

panipat zamburak
Dönemin deve üzerinde ateşli silah kullanan Zamburakçı kuvvetleri : Copyright

Orduların disiplini

İki ordu arasında büyük bir fark vardı. Babur’un askeri gücü, on yıldan fazla bir süredir Babürün komutası altında savaşıyordu. Bu, deneyimli bir gazi ordusuydu. Babur’un planlarını ve taktiklerini uygulamak için yıllarca eğitilmiş, gerekirse kendi başına hareket etmek üzere yetiştirilmişti. Bu, Babür’e kişisel olarak sadık bir orduydu. Babur, Özbeklere karşı aldığı yenilgiden dersler çıkartmayı bilmiş ve orduda gerekli değişiklikleri yapmıştı.

İbrahim Lodi yönetimindeki Delhi Sultanlığı ordusu için aynı şeyler söylenemez. Sultanlığın İbrahim Lodi yönetimindeki askeri gücü, işler yolunda giderken iyi bir mücadele sergiliyordu, ancak durum kötüye gittiğinde aynı şey geçerli değildi. İki ordunun baskı ve zorluklara tepki verme şekli oldukça farklıydı. Bu farkı, Babur’un ölümcül savaş alanında kapana kısıldıklarında Sultanlık ordusu ile Rajput ordusunun tepkilerini karşılaştırırken yaptığı açıklamada görebiliriz. Askeriye, manevralar yapmak için yeterince organize olmamış veya eğitim görmemişti ya da savaş alanındaki değişikliklere gerektiği gibi tepki verecek kadar çok yönlü eğitilmiş değildi. Ayrıca, İbrahim Lodi’nin hükümdarlığı döneminde askeri kamplarda genel olarak iç çekişmeler yaşandığı da görülüyordu.

“Onları en iyi şekilde eğitmek için büyük çaba sarf etmiştim. Belki de başka hiçbir durumda askerlerim bu kadar mükemmel bir disiplin içinde olmamıştı. Hizmet edebilecek herkes onar ve ellişer kişilik gruplara ayrılmıştı. Her gruba uygun subaylar atamıştım. Her birine ordunun sağında veya solunda uygun yerler tahsis etmiştim, böylece hepsi eğitilmiş ve ne yapacakları konusunda mükemmel bir şekilde bilgilendirilmişti. Savaş sırasında tetikte ve aktif olmaları emredilmişti. Sağ ve sol kanatlar at sırtında hücum edeceklerdi ve subaylardan emir almadan kendi başlarına hareket etmemeleri sağlanmıştı. Genel olarak tüm askerler olmaları gereken yerlerini biliyorlardı ve karşılaştıkları düşmanlara saldırmak için eğitilmişlerdi.”
-Babur, ordusunun Özbeklere karşı koyabilmek için geçmesi gereken eğitim ve talimleri anlatıyor.

panipat savas
Panipat Savaşı : Copyright

Modern silahlar

Delhi Sultanlığı’nın askeri gücü gelişmemişti. Hala geçmiş yüzyılların süvari ağırlıklı askeri gücüne dayanıyordu. İbrahim Lodi’nin kendisinin de barutlu silahlarla donanmış bir orduyla karşı karşıya gelme deneyimi yoktu.

Buna karşılık Babur, Özbeklere karşı yenilgisinden sonra geçen on yıl içinde ordusunu modernize etmişti. Bu, Babürlülerin ilk askeri devrimiydi. Babur, bölgede modern barutlu silahları kullanan ilk komutanlardan biriydi. Kabil’de bulunduğu süre boyunca, ordusunu modernize etmek için Osmanlı İmparatorluğu’ndan uzmanlar davet etti. Barutlu silahları askeri stratejinin ana unsurlarından biri haline getirdi. Bu, ona bölgedeki rakiplerine karşı üstünlük sağladı. Panipat ve Khanwa savaşlarının sonuçları da bunun kanıtıdır.

“Bir ok, Jazayer’e (çakmaklı tüfek) cevap veremez.”
-Fars atasözü (Karnal Savaşı ile ilgili)

panipat top
Top kullanımı

Üstün taktikler

Delhi Sultanlığı’nın askeri gücü, ortaçağ boyunca bölgedeki savaş alanlarını kontrol altına almayı hedefleyen eski taktiklere hala bağlıydı. Bu taktik, ön saflarda fillerin önderliğinde ağır süvari saldırıları ile daha hızlı hafif süvarilerle desteklenerek düşman ordusunu parçalamaktı.

Babür ise, batıda hakim olan daha modern taktikleri benimsemiş ve bunları geliştirmişti. Osmanlılar ve Özbeklerden etkili taktikler öğrendi. Ordu, Osmanlı ordularının kullandığı modern taktikler olan Tabur Cengi (Kamp Savaşı) veya Dastur-i-Rumi (Roma Yöntemi) – savaş arabaları kullanımı – ile Özbeklerin kullandığı Tulughma, yani yanlardan saldırı taktiği birlikte kullanılacak şekilde eğitildi. Bu taktikler, büyük bir ordunun, sayıca üstünlüğün hiçbir işe yaramadığı merkezi bir ölüm alanına hapsedilmesini sağlıyordu. Bu yeni savaş biçiminin başarısı, sonraki yüzyıllar boyunca Babür ordusunun askeri teorisinin ve taktiklerinin temel şablonu olacaktı.

“Aynı bu dönüş hareketi (Tulughma), Özbek savaşlarının en büyük avantajlarından biridir. Onların bir diğer başarısı da, ön saflardan arka saflara kadar, hepsinin hizmetkarlar da dahil olarak, dizginleri gevşek bırakarak dörtnala koşmaları, gelirken bağırmaları ve geri çekilirken dağınık halde değil, dörtnala, bir bütün halinde uzaklaşmalarıdır.”
-Babur, Tuzk-i-Babri’de Özbeklerin Tulughma’yı kullanımını anlatır.

panipat ordu
Panipat Savaşı

Güçlü savunma pozisyonu

Babur, sayıca üstün olan düşmanı yenmek için savunma taktiklerine güvenmekle akıllıca davrandı. Şehir surlarına dayalı bir savunma pozisyonu kurdu. Sağ kanat, şehir surlarının yanına yerleştirilerek güvence altına alınırken, sol kanat çitlerle korundu. Daha fazla koruma için surlar inşa edildi ve hendekler kazıldı. Bu, İbrahim Lodi’nin sayıca üstünlüğünü kullanarak onu yanlardan kuşatamayacağı, bunun yerine sadece cepheden savaşabileceği ve sayıca üstünlüğünün bir anlam ifade etmeyeceği anlamına geliyordu. Osmanlıların Tabur Cengi taktiği cepheyi güvence altına almak üzerine kuruluydu. Süvarilerin aralardan geçmesini önlemek için arabalar zincir ve halatlarla birbirine bağlandı. Topçu, tüfekçi ve okçuların oluşturduğu bir hat arkada durarak merkez bölgesini bir ölüm alanına dönüştürdü.

İbrahim Lodi, böylesine güçlü bir savunma pozisyonuna saldırmakla aptallık etti. Babur, İbrahim Lodi’yi kışkırtarak onu bu tahkim edilmiş pozisyona doğrudan saldırma tuzağına çekmek istedi. İbrahim Lodi başlangıçta temkinli davranmış, ancak savaşın sekizinci gününde aşırı özgüveniyle topyekûn bir saldırı başlatmaya karar vermişti. Ön cephede saldırıyı yönetmek için fillerin kullanılması taktiği de geri tepti, çünkü filler top ateşinden korktu ve geri dönüp kendi adamlarını ezmeye başladılar.

“Savaşın kışkırtılması geldiğinde, güneş mızrak yüksekliğindeydi; öğlene kadar savaş tüm şiddetiyle devam etti; öğlen geçti, düşman yenilgiye uğradı, dostlarımız neşe içindeydi. Tanrı’nın merhameti ve inayeti sayesinde, bu zor iş bizim için kolaylaştı! Yarım günde, o silahlı kalabalık yere serildi. İbrahim Lodi’nin yakınındaki bir yerde beş veya altı bin kişi öldürüldü. Savaş alanında ölenlerin sayısının 15 ila 16 bin arasında olduğunu tahmin ediyorduk, ancak daha sonra Agra’da Hindustanilerin ifadelerinden, bu savaşta 40 ila 50 bin kişinin ölmüş olabileceği öğrenildi.”
-Babur, Panipat Savaşı’ndaki zafer hakkında, Tuzuk-i-Babri’de

Birinci Panipat Savaşı
Panipat savaşının bir tasviri – Copyright

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz