Budizm’i M.Ö. 500 yıllarında Siddharta Gautama kurmuştur. Siddharta, Kuzey Hindistan’da bir prens olarak doğduktan sonra, hayattaki acıları sona erdirmek için bir yol bulmak amacıyla kırallığını terk eder ve uzun çalışmalar sonucunda aydınlanmaya ulaşır. Öğrencileri kendisini Buddha (Sanskrit dilinde : Farkında olan – aydınlanmış olan) olarak adlandırır.

Budistler, Nirvana olarak bilinen “aydınlanma”nın tüm canlıların nihaî kurtuluşu olduğunu söylerler. Buda’nın öğretileri ise Dharma olarak adlandırılır. Buda, Dharma öğretilerinin olduğu gibi kabul edilMEmesini ve fakat meditasyon gibi birçok zihinsel içe bakış yöntemleri ile doğrulanmasını istemiştir. Buda’ya göre üstün farkındalık durumuna inançla değil; ancak kişisel deneyimleme ile ulaşılabilir.

Budizm-Budist daha çok batıda kullanılan bir terim olup, öğreti Tibet dilinde Nangpa (içe bakan-içte araştıran) olarak isimlendirilmektedir.

Dünyada 500 milyon kadar Budist yaşamaktadır.

Budizm, üç büyük ekol halinde uygulanmaktadır. Bunlardan en eskisi bugün Tayland, Hindistan’ın bazı bölgeleri ve Güney Doğu Asyada uygulanan Thevarada koludur. Çin, Tayvan, Japonya, Kore, ve Vietnam’da Mahayana kolu uygulanır. Tibet, Hindistan, Çin ve Japonya’nın bazı bölgeleri ve bazı Türki Cumhuriyetlerde Tantrik Budizm ya da Vajrayana kolu uygulanır. Özde aynı Dharma’yı paylaşan bu kollar arasında sadece ileri uygulamalarda küçük farklar görülür.

Buda, aydınlanmaya ulaşmak için maddi dünyayı tamamen terketmeyi düşünmüştü. Fakat bu konuda aşırılığın insanı ilerletmediğini deneyimledi. Böylece, aşırı uçlardan uzak duran ‘orta yol’ öğretisini oluşturdu. Tüm yaşamın iniş ve çıkışlardan ve dolayısıyla acılardan ibaret olduğunu ve bu acıların kaynağının şiddetli arzular ve bağımlılıklar olduğunu gösterdi. Buda’nın ‘sekiz basamaklı yol‘u izlendiğinde bu arzular ve bağımlılıklar aşılarak Nirvana’ya ulaşmak ve yeniden doğuş çemberinden kurtulmak mümkün olur.

Kişiyi yeniden doğmaya sürükleyen ise yine kendi Karma’sıdır. Buda’ya göre Karma, kör bir kader değil, sebep ve sonuç yasasının doğal bir sonucudur.

Kuzey Hindistan’da doğmuş olan Budizm, buradan Tibet, Orta Asya Türkleri, Çin, Kore, Japonya, Vietnam, Tayland ve Güney Asya’ya yayılmıştır.

Hindistan’da günümüzde beş milyon kadar Budist vardır.

Hindistan’daki en önemli Budist merkezlerin başında Bodhgaya gelir. Burası, Buda’nın altında aydınlandığı ağacın bulunduğu yerdir. Varanasi yakınlarındaki Sarnath kentinde Buda ilk dersini vermiştir. Bu nedenle burası da çok önemlidir. Dharamsala ise Tibetli budistlerin yeri ve Dalai Lama’nın bulunduğu kent olarak Budistlerce kutsaldır.

Buda, Hindistanın kuzeyindeki Kushinagar kentindeyken bir öğrencisinin hazırladığı mantarlı yemeği yediğinde zehirlendi ve öldü. Cesedi geleneklere uyularak yakıldı.

Bodhgaya kentindeki kutsal Bodhi ağacı Budist kral Ashoka zamanında kraliçenin yaşadığı bir kıskançlık krizi sırasında kesildi. Kral Ashoka’nın oğlu Prens, bu ağaçtan bir parça fidanı saklamıştı. Bu fidan, Sri Lanka’ya götürüldü ve orada tekrar dikildi. Sri Lanka’da Anuradhapura kentinde bu ağaç ziyaret edilebilir. Bu ağaçtan alınan bir başka fidan da birkaç yüzyıl sonra tekrar Bodhgaya’ya getirildi ve buraya dikildi. Günümüzde Bodhgaya’da ziyaret edilen ağaç, bu fidandan gelmektedir.