Hindistan’ın Kısa Tarihi

0
235
Mohenjo-Daro kentinin maketi

Hindistan Tarihi

Hindistan’ın tarihi, Homo Sapienlerin ilk faaliyetlerine başladıklarına dair kanıtların bulunmasıyla günümüzden 75 bin yıl öncesine kadar uzanıyor. Daha sonraları dünyada ilk tarımsal ticarete dayalı bir şehir kültürünü geliştiren İndus Vadisi Uygarlığı günümüzden 5 bin yıl önceki bir tarihte bu bölgede ortaya çıkmıştır.

Tarih Öncesi Dönem

Taş Devri

Taş Devri 500 bin ila 200 bin yıl önce başladı. Tamil Nadu’daki son buluntular yaklaşık 75 bin yıl önce, Endonezya’daki Toba süper-volkanının patlamasından önce, bölgede ilk insanların var olduğuna işaret ediyor. Hatta ülkenin kuzeybatısında iki milyon yıl öncesine ait ve ilk insanlar tarafından yapılmış aletler bile keşfedildi.

Toba süper-volkanın patlamasından sonra bölgede meydana gelen Toba gölü © Wikimedia Commons

Bronz Çağı

Hindistan’da Bronz Çağı, erken İndus Vadisi Uygarlığı sırasında M.Ö 3300 yıllarına kadar uzanır. İndüs Uygarlığı, tarihsel olarak eski Hindistan’ın bir parçasıdır. Mezopotamya ve Eski Mısır ile birlikte dünyanın en eski şehir uygarlıklarından biridir. Bu çağda yaşayanlar bakır, bronz, kurşun ve kalay gibi madenleri işlemede ve el sanatlarında yeni teknikler geliştirdiler. İndus Vadisinde yaşayanlar tarımla ve ticaretle uğraşıyordu ve doğal güçlere ibadet ediyorlardı.

Mohenjo Daro
İndus Vadisi uygarlıklarından Mohenjo Daro şehri © Zafer Bozkaya

Erken Tarih Dönemi

Vedik Dönem

Aryanlar ülkeyi ilk işgal edenlerdi. M.Ö 1500 yıllarında Kuzey’den geldiler ve güçlü kültürel gelenekler getirdiler. Konuştukları dillerden biri olan Sanskrit dili, Vedaların ilk belgelerinde kullanılmıştır. Bu dönemde kast sisteminin temelleri atıldı. Buna cevap olarak kast sistemine karşı mücadele veren iki kişi ortaya çıktı. Bunlar Budizm inancını kuran Gautama Buda ve Jain inancını kuran Mahaviiradır. Hindistan’daki Vedik dönem, Hinduizm’in temelini oluşturdu ve M.Ö. 1.500-500 yıllarına kadar devam etti. Aryanlar, tüm Kuzey Hindistan’da ve özellikle Ganj ovası’nda Vedik bir uygarlık kurdular.

Buda ve Mahaviira

Mahajanapadalar

M.Ö 600 – 345 yılları arasında kentleşmede ikinci büyük artış yaşandı. Hint dillerinde Maha” kelimesi “büyük” demektir ve “janapada” kelimesi “bir kabilenin dayanağı” anlamına gelir. Böylece ülkede bir dizi küçük krallık veya şehir devleti oluştu. Bu dönemde gelişen erken Budist ve Jain uygarlıklarının geçmişi M.Ö. 1.000 yıllarına kadar uzanıyordu. M.Ö 500’e kadar on altı “cumhuriyet” veya Mahajanapada kuruldu. Bunların isimleri: Kashi, Kosala, Anga, Magadha, Vajji (veya Vriji), Malla, Chedi, Vatsa (veya Vamsa), Kuru, Panchala, Matsya, Surasena, Assaka, Avanti, Gandhara ve Kamboja idi.

Mahajanapadalar © Wikimedia Commons

Tarih Çağları

Pers ve Yunan işgalleri

Kuzeybatı coğrafyasının büyük bölümü, MÖ 520’de Büyük Darius’un ve Pers kökenli Akamenid İmparatorluğu’nun yönetimine girdi ve 200 yıl boyunca öyle kaldı. M.Ö 326’da Büyük İskender Anadolu’yu ve Akamenid İmparatorluğu’nu aldı, Hindistan’ın kuzeybatı sınırına ulaştığında Kral Porus’u yendi ve Pencap’ın büyük bölümünü ele geçirdi.

İskender’in Hindistan seferinde kurduğu şehirler © Wikimedia Commons

Çeşitli işgaller

Daha sonra Baktrialar, Partlar, Sakalar ve Kushanlar Kuzey Hindistanı işgal etti. Bunun olumlu etkisi Orta Asya ile ticaret yollarının açılması oldu. Bu dönemde ulaşılan zenginliğin bir göstergesi ilk kez altın paranın basılmasıydı.

Güney Hindistanda ise Chola’lar, Chera’lar ve Pandhyalar hüküm sürdüler. Bu dönemdeki önemli kültürel çalışmalar Ajanta ve Ellora mağara tapınaklarının yapılması ve Sangam edebiyatının gelişmesiydi. Ayrıca Hıristiyanlık da Hindistan’a Güney Hindistan’dan girdi ve yayılmaya başladı.

Baktria krallığı haritası © Wikimedia Commons

Maurya İmparatorluğu

M.Ö 322-185 yılları arasında Chandragupta tarafından kuruldu. Maurya İmparatorluğu, coğrafi olarak çok genişti. Ayrıca güçlü bir siyasi ve askeri imparatorluktu. Ünlü kral Ashoka’nın yönetimi altında daha da büyüdü. Kalinga savaşından sonra kral Ashoka’nın Budizme geçmesiyle bu din, Kuzey Hindistanda güçlendi. Bu dönemde Shakuntala ve Kamasutra kitapları yazıldı ve hemen efsaneleşti. Bhakti kültürü ortaya çıktı ve çok yayıldı.

Orta Asya’dan ve İran’dan göçmenler gelmeye başladı. Hun Türkleri de Kuzey Hindistan’da görülmeye başlandı.

Vaishali’deki Ashoka Sütunu © Wikimedia Commons

Orta Çağ

Güneydeki Dekkan Bölgesi (500 – 750)

Chalukya İmparatorluğu dönemin en güçlülerindendi. Bu dönemde tapınaklar kültürel ve sosyal merkezler haline geldi. Dravidyan dilleri gelişti ve hem dini hem güncel edebiyatta yazılmış çeşitli eserler ortaya çıktı. 

Chalukyalar tarafından yapılmış Badami Mağara Tapınağı © Wikimedia Commons

Kuzey Hindistan (750 – 1206)

İrandan gelen Zerdüşt inançlı gruplar Hindistana ulaştı ve kendi kültürlerini Hindistan’ın kültürel yapısına kattı. Zerdüştlerin Hindistana ilk gelişleri ve kültürel alışverişi için linkteki yazıya bakabilirsiniz. Rajput kabileler güçlendi ve kendi bölgelerini oluşturmaya başladı. Khajurahoo kentindeki ünlü tapınak kompleksi inşa edildi. Kanchipuram ve Puri’de büyük ve görkemli Hindu tapınakları yapıldı. Bu arada Türk güçleri Kuzey Hindistan’a akınlar yapmaya başladı.

Purideki Jagannath Tapınağı © Zafer Bozkaya

Delhi Sultanlığı

1206 – 1526 arasında merkezi Delhi olan sultanlık hanedanları dönemi yaşandı. Bu dönemde 5 ayrı hanedanlık kuruldu. 1. Memlükler 2. Khiljiler 3. Tuğluklar 4. Seyyidler 5. Lodiler. Her bir hanedan, kendi etki alanını genişletmeye uğraştı. Delhi Sultanlığından sonra gelen Babürlüler dönemi Hindistan tarihinin en parlak dönemlerinden birisi oldu. Delhi Sultanlığının etnik yapısını şu sayfada inceleyebilirsiniz.

Khilji Dönemi eserlerinden Delhi’deki Qutup Minar © Wikimedia Commons

Mughal İmparatorluğu (1526 – 1857)

1526’da bugünkü Özbekistan’daki Fergana Vadisinden gelen ve Timur ile Cengiz Han’ın soyundan olan Babür, Hayber Geçidi’ni geçerek Hindistan’a girdi. Günümüz Afganistan, Pakistan, Hindistan ve Bangladeş topraklarının büyük bölümünü kapsayan Babür İmparatorluğu’nu kurdu. Babür hanedanlığı, 1600’e kadar Hindistan’a hakim oldu. 1707’den sonra düşüşe geçti. 1857’deki Hindistan’ın ilk Bağımsızlık savaşı Babürlüler imparatorluğunun tam olarak sona erdiği tarih olarak kabul edilir.

Mughal İmparatorluğu haritası © Wikimedia Commons

Yakın Çağ

Koloni Dönemi

16. yüzyıldan itibaren Portekiz, Hollanda, Fransa ve İngiltere’den gelen Avrupalı ​​güçler Hindistan’da ticaret merkezleri kurdular. Daha sonra iç çatışmalardan yararlanarak kolonileştiler. Hindistan’da İngilizlerin yönetimi ele geçirmeleri konusunda şu linkte ayrıntılı bilgi var.

Koloni dönemi

İngiliz Hakimiyeti

1600’de İngiliz Kraliçesi Victoria’nın Doğu Hindistan Şirketi’ne yetki vermesiyle Hindistan’da bir İngiliz Yönetimi kuruldu. 1800’lere kadar ülkeyi yöneten İngilizlere karşı pek çok ayaklanma ve isyan hareketi yapıldı. Bu hareketlerin zirve noktası 1857 yılında Plassey çarpışması olarak bilinen ilk büyük ayaklanmaydı.

Plassey savaşına hazırlanan askerler © Wikimedia Commons

Bağımsızlık ve Bölünme

Hindular ve Müslümanlar arasındaki din temelli hoşnutsuzluk ve anlaşmazlıklar İngiliz yönetimi altında daha çok açığa çıktı. İki toplum arasındaki gerilim, özellikle Pencap ve Batı Bengal gibi yerlerde, Britanya’nın böl ve yönet politikasıyla çok şiddetlendi. Mahatma Gandi ise, iki dini grup arasında birlik çağrısında bulundu. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ekonomisi zayıflayan İngilizler, Hindistan’dan ayrılma kararı aldı ve geçici bir hükümetin kurulmasının yolunu açtı. 1947 yılında İngiliz Hindistanı toprakları ikiye bölündü. Hindistan ve Pakistan isimli iki devlet ortaya çıktı.

İngilizlere yardım eden Bengalli hain Mir Jafar

Modern Çağ

Bağımsızlık Sonrası Dönem

Tarihte Yunan, Roma ve Mısır gibi pek çok uygarlık, kendi dönemlerinde yükseldi ve bir süre sonra zayıflayarak çöktü. Geride sadece yıkıntıları kaldı. Hindistanda yaratılan uygarlık ve kültür ise hiçbir zaman çökmedi, fazla bir zarar görmeden kalabildi. Bölgeye pek çok istilacı gelmiş, imparatorluklar kurmuş ve farklı bölgelerine hükmetmiş olsa bile, Hint vatanseverliğine tam olarak boyun eğdiremedi. 

Bugün Hindistan, dünyanın en büyük demokrasisi, Güney Asya’da etkili bir ulus ve yükselen bir küresel güç olarak gururla ilerliyor.