Sati geleneği

0
3
Sati geleneği

Hindistan’da kadınlar, dul kaldıklarında yeniden evlenememeleri, saçlarını kazıtmaları ve her zaman beyaz renkte sari giymeleri ile zorlanarak neden bu kadar aşağı bir duruma düşürüldüler? Eski Hindistan’da eşi vefat etmiş olan Hindu kadınların Avrupa’daki Hıristiyanların cadı yakma törenlerine benzer şekilde ateşe atıldıkları dönemler yaşanmıştı. Sati geleneği konusundaki ekteki yazımızda bunu ele alıyoruz.

Dini kökeni

Sati bir kadın ismidir ve Sati isminde bir kadın Hindu mitolojisinde yer almış olan bir figürdür. Sati, Shiva’nın ilk eşidir. Sati’nin ölümünden sonra onun reenkarnasyonu olan Parvati, Tanrı Shivanın ikinci eşi olmuştur.

Sati kelimesinin anlamı ‘dürüst’ veya ‘erdemli’ demektir. Satiye aynı zamanda Dakshayani de denir. Anlamı ‘Daksha’nın kızı’ demektir. Sati, evlilikte ulaşılan mutluluk ve uzun ömürün tanrıçasıdır ve ana tanrıça Shakti’nin bir başka yönü olarak görülür. 

Babası Daksha, bir gün Sati ve Shiva hariç tüm tanrıları bir yajna (kurban töreni) ne davet etti. Davetsiz olduğu halde Sati bu törene gitti. Ancak babası Daksha, Satinin davetsiz gelişinden dolayı öfkelendi, onu küçük düşürdü ve Shiva ile alay etti. Eşinin onurunu korumak isteyen Sati, kendisini kurban ateşinin üzerine attı. Eşinin ölümüne çok üzülen Shiva, yıkıcı Tandava dansını yapmaya başladı ve iki vahşi tanrı yarattı. Bunlar, Virabhadra ve Bhadrakaliydi. Daksha’nın kafası Virabhadra tarafından kesildi. Törende bulunanlar öldürüldü. O geceden sonra, her şeyi bağışlayan özelliği ile Shiva, öldürülenleri hayata döndürdü ve onları kutsadı. Daksha, hem yaşama hem de krallığına geri döndü. Kesilmiş olan kafası, bir keçinin başıyla değiştirildi.

sati shiva
Shiva Satiyi taşıyor – Copyright

Sati’nin ölümünden sonra, Shiva onun bedenini dünyanın dört bir yanına taşıdı ve yıkımın göksel dansı olan Tandava’yı her yerde icra etmeye ve her yeri yıkmaya başladı. Diğer tanrılar Vishnu‘dan bunu durdurmasını istediler. Vishnu’nun isteğiyle Shiva dansını durdurdu. Sati’nin bedeni 51 parçaya ayrıldı ve bu parçalar 51 değişik yere düştü. Bu yerler Shakti Pithas olarak bilinir ve buralarda kurulan tapınaklar, Hindular için kutsaldır.

sati yanmak
Satinin yakılışı – Copyright

Hinduizm’de hem Sati hem de ikinci eşi Parvati, Shiva’yı münzevi izolasyonundan çıkararak dünyayla yaratıcı bir etkileşime sokma rolünü üstlenirler. Sati’nin bu öyküsü, Hinduizmin en önde gelen iki mezhebi olan Şaivizm ve Şaktizmin şekillenmesinde önemli bir rol oynar. 

Sati uygulamaları

Hindistan’ın eski dönemlerinde Sati, çok nadir görülen bir uygulamaydı. Klasik dönemde ve klasik metinlerde bu gelenek var olmasına rağmen ender olarak uygulanırdı. Ayrıca sadece gönüllü olarak yapılan bir uygulamaydı. Aile üyeleri dul kadınların sati yapmasını mümkün olduğunca engellemeye çalışırdı. Ancak ortaçağın sonlarında, özellikle Bengal bölgesi gibi doğu Hindistan’ın bazı bölgelerinde Kulin Brahminleri ve Rajanya (Rajput) topluluklarında olmak üzere yaygın bir uygulama haline geldi. Vijayanagar imparatorluğunda da az sayıda Sati olayı kaydedilmiştir.

O dönemde, bir Hindu kadının kocasının ölümünden sonra önünde üç seçeneği vardı.

• Punar Vivaha (yeniden evlenme).
• Vidhvavrata (inziva yaşamı).
• Ateşte yakılmak. (Bu nadir görülen ve en az olası seçenekti ve ancak ortaçağın ikinci yarısında yaygın hale geldi.)

sati varanasi
Sati yapmaya hazırlanan kadın Copyright

Tarihsel kayıtlar

Shruti isimli yazılı kaynaklar, dul kadınların keşiş tipi kıyafetler giymelerinden kafalarının tıraş edilmesinden ve kocalarının ölümünden sonra yeniden evlenmelerinin yasak olduğundan hiç söz etmez. Ateşe atlamaktan da bahsetmezler.

Ramayana ve Mahabharata destanları dulların yeniden evlenmesinin yollarından çeşitli şekillerde bahseder. Bu destanlarda yer almış bulunan Mandodari ve Tara isimli figürlerin hikayeleri bunun örneğidir.

Smritilerde durum

Smriti kuralları, Hindu geleneğinde toplumun nasıl yaşaması gerektiğini belirleyen yazılı (insan kaynaklı) dini ve sosyal kurallar bütünüdür. Bu metinler, doğrudan ilahi vahiy kabul edilen Shruti (örneğin Vedalar) gibi değil; insanlar tarafından yazılmış, yorumlanmış ve zamanla şekillenmiş kurallardır. Smritilerde dul kadınların yeniden evlenmesi konusunda çelişkili görüşler vardır ve bir Smriti’nin kuralı diğerinden farklıdır. Hindu dininin ahlak kurallarını düzenleyen Smriti kitaplarının ilgili bölümlerinde Sati uygulaması ile ilgili şu bilgiler verilmektedir.

– Manu Smriti 9.76

“Kusursuz bir bakire, evlenmeden önce bilinmeyen bir kusuru olan bir erkekle evlendiyse ve bunu keşfettikten sonra başka bir erkekle evlenmezse, akrabaları tarafından Sati yapması emredilir. Eğer yaşayan akrabası yoksa, kendi isteğiyle başka bir erkekle yaşamaya gidebilir.”

“Kocası kaybolduğunda veya öldüğünde, dini bir münzevi olduğunda, iktidarsız olduğunda, kastından dışarı atıldığında, kadın başka bir erkek ile evlenebilir.”

Dulların yeniden evlenmesine ilişkin böyle bir kısıtlama içermeyen benzer bir ifade de vardır. Öte yandan, dulların yeniden evlenmesine karşı çıkan başka Smritiler de vardır.

– Yajnavalkya Smrti

Bugünkü Kuzey Bihar ve Nepal Himalayalarının eteklerindeki bölgelerde ortaya çıkmıştı ve bu kurallar Hindistan’ın hemen her yerinde yaygın olarak kabul gördü. 

Metin, dul kadının yaşamına dair alternatif bir yol olarak bekârlık, iffet ve sade bir yaşamı vurgular. Dul bir kadın için öne çıkan ilke şudur: Kocasının ölümünden sonra kadın: İffetli ve disiplinli bir hayat sürmeli, dini uygulamalara yönelmeli, tekrar evlenmeden yaşayarak sadakatini korumalı. Bu yaklaşım, dul kadının hayatta kalarak dini bir hayat sürmesini esas alır.

Puranalarda durum 

Puranalar, Hinduizm’de evrenin yaratılışı, tanrılar, efsaneler ve insanlığın geçmişi hakkında anlatılar içeren kutsal ve öğretici metinlerdir. “Purana” Sanskrit dilinde “eski anlatı / kadim hikâye” anlamına gelir. Bu metinler, Veda geleneğinden sonra ortaya çıkan ve halkın anlayabileceği şekilde dini bilgileri anlatan eserlerdir.

– Garuda Purana Ch 95

Garuda Purana, Hinduizm’un kutsal metinlerinden biridir. Özellikle ölüm, ölüm sonrası yaşam ve ruhun kurtuluşu (mokşa) üzerine odaklanmasıyla bilinir. Tanrı Viṣṇu tarafından kartalı Garuda’ya aktarıldığı kabul edilir ve Hindu cenaze ritüellerinde önemli bir yere sahiptir. Bu Puranaların 95. Maddesinde şöyle yazılıdır:

“Bir kadın hayatında sadece bir kez evlenmelidir.”

sati tasi
Sati uygulayan kadınların el izlerini taşıyan Sati taşı – Copyright

Ortaçağ

Bu dönemde kadınların durumu kötüleşti. Dul kadınlar (erken yaşta eşlerini kaybedenler) saf olmayan kişiler olarak kabul ediliyordu ve kimse onlarla evlenmek istemiyordu. Bu kadınların inziva grupları kurarak hayatlarının geri kalanını tanrıya adamaktan başka seçenekleri yoktu.

Ortaçağın sonu

Önce Jauhar, sonra Sati gibi ateşte yakma uygulamaları giderek daha fazla uygulanır hale geldi. Ancak seçkin ve zengin ailelerin dul kadınları hala büyük ölçüde bağımsızdı. Ahilyabhai Holkar ve Rani Lakshmibai gibi kadın liderler bunun bir örneğidir. Ahilyabhai, Maratha döneminde Dharma’ya büyük katkıları olan Varanasi tapınaklarının hamisi ve modern mimarı olmuştu.

Sati geleneği – Günümüzdeki durum

Günümüzde Sati uygulaması tamamen yasaktır. İngiliz döneminde bu gelenek yasaklanmıştı. Modern Hindistan’da Sati uygulaması tamamen ortadan kalkmıştır.

Sati geleneği
Ahilya Bai Holikar heykeli By Anupams123Own work, CC BY-SA 4.0, Link

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz