Antik dönemde Roma ile ticaret ilişkileri kurulmuştu. Bu gerçek, çok kişi tarafından bilinmez. Bu ticaret, Roma İmparatorluğu’nda yükseliş ve çöküş dönemine ve aynı zamanda Hindistan’da Satavahana hanedanının yükselişi ve düşüşü dönemine rast gelir. Roma ile Hindistan arasında ticari ilişkilerin varlığı Hindistan’ın Maharasthra eyaletindeki Ter kentinde bulunmuş olan eski eserlerle ortaya çıkartılmıştır.

Ter (Tagara) kenti
Ter (antik Tagara), Maharashtra’daki Marathwada bölgesinin Dharashiv (Osmanabad) ilçesinde Terna nehri kıyısında bulunan küçük bir köydür. Günümüzden yaklaşık 2 bin yıl önce Ter şehri, Hindistan’ı Roma’ya bağlıyordu ve bölgedeki en gelişmiş şehir devletleri arasındaydı. Bu kentin ismi “Erythrean Denizi’nin Periplusu” isimli kitapta Tagara olarak geçmektedir.
Ter, antik Dakshinapatha bölgesindeki en gelişmiş ticaret merkeziydi. Şehirdeki gelişmelerle mimari ve dini faaliyetler giderek artıyordu ve bununla bağlantılı olarak ticaret de gelişiyordu. Ter köyündeki araştırmalarda o dönemlerden kalma birkaç höyük yapısı bulunmuştur. Ayrıca çevrede çanak çömlek parçaları, tarak, pişmiş topraktan oyuncaklar, boncuklar, figürinler gibi eski eserler ortaya çıkartılmıştır.

Periplus Kitabı
Antik dönemde Kızıldeniz kıyısındaki Roma / Mısır limanlarından Kuzeydoğu Afrika ve Hindistan’daki limanlara kadar navigasyon ve ticaret yollarını anlatan bir kitap yazılmıştı. “Periplus of the Erythraean Sea” adlı bu kitap 1. ve 3. yüzyıllar arasında eski Yunanca dilindeydi. Yazarı bilinmemektedir. Verdiği bilgiler açısından Marko Polo’nun günlüğü kadar önemli bir kitap sayılmalıdır.
Periplus kitabı Roma gemilerinin Hindistan’da uğradığı limanların isimlerini de verir. Bunlar arasında en kuzeyde Narmada nehrinin ağzındaki Bhadoch (Barygaza) yer alır. Bhadoch’un güneyindeki bölge, Güney Ülkesi ya da “Dakshinadesha” olarak bilinir. Daha güneyde Sopara (Suppara), Kalyan (Celliana), Sashti (Sandares) ve Chaul (Semylla) gibi çok sayıda liman -pazar kasabası- bulunmaktadır.

İhraç kapıları
Periplus of the Erythraean kitabında Hindistandan ihraç edilecek malların gönderildiği şehirler iki kentti.
Paethana (Pratisthan ya da günümüzdeki Paithan), Barygaza’nın (Bhadoch) güneyindedir ve yaklaşık yirmi günlük mesafededir. Bunun ötesinde, doğu yönünde yaklaşık on günlük bir yolculuk ile, büyük bir şehir olan Tagara (Ter) şehrine ulaşılır. Mallar, bu yerlerden arabalarla ve yolu olmayan geniş arazilerden geçilerek getirilir. Ticareti yapılan ürünler arasında Paethana’dan gelen akik taşı ve Tagara’dan gelen basit kumaşların yanında, çeşitli muslin ve değerli kumaşlar da bulunurdu.
Periplus, “kara içi” ticaret yollarından bahsetmez ama Kosambi’deki Budist kaya manastırlarının yakınında inşa edilmiş olması nedeniyle, Pratisthan veya Tagara’dan başlayan iki ayrı ticaret yolunun var olduğu düşünülebilir. Ticaretin güney rotası Junnar şehrine geliyor ve buradan Kalyan veya Choul gibi güney limanlarına gitmek için zorlu dağlık bölgeleri aşan geçitlerden geçiyordu. Kuzey rotası ise Ajanta, Kannad geçidi ve Pitalkhore mağaraları yakınından sonra Bhadoch’a ulaşıyordu. Damirica’nın (Tamil halkının ülkesi) en ucuna kadar olan tüm yol, yedi bin stadia’dır (yaklaşık 1.400 km). Kıyı ülkesine olan mesafe daha fazladır.

Bağlantıların keşfi
Roma ile ticaret yolu, Ter’de bulunan pişmiş toprak figürinlerin benzerlerinin İtalya’da da bulunmasının ardından ortaya çıkartılmıştır.
Periplus kitabını inceleyen ve bu konuda araştırmalar yapan Sir James Cambell durumu şöyle özetliyor.
“Periplus’ta Tagara sahil boyunca uzanan bölgelerden getirilen pek çok ürünün arabalarla Bhadoch’a gönderildiğine dair açıklama, Tagara’nın o zamanlar Bengal Körfezi ile iletişim halinde olduğunu ve Masulipatan’ı çok önemli bir ticaret merkezi haline getiren ve daha sonraki zamanlarda Malkhet, Kalyan, Bidar, Golkonda ve Haidarabad’ı zenginleştiren uzak doğu ile ulaşım hattı üzerinde yer aldığını gösteriyor gibi görünüyor. ”
Ter’de ilk kazılar 1901 yılında İngiliz döneminde başlamıştır. Bu dönemlerden günümüze bir stupa, Roma tarzı bir tapınak ve kesinlikle Roma etkisi taşıyan ahşap siper kalıntıları kalmıştır. Bölgede en sonuncusu 1990’larda olmak üzere yedi kazı daha yapılmış ve Roma etkisinin izlerini taşıyan bir de tören tankı ortaya çıkartılmıştır.

Bulunan Eserler
Ter ve Roma arasındaki kültürel alışverişin varlığı Hindistan’daki yerel bir müzenin raflarını dolduran 23.852 parça eserden anlaşılıyor.
Bu eserlerden bazıları:
Fil desenli madalyon
Pişirilmiş topraktan yapılmış fil desenli bir madalyon; MS 100-299 civarı.

Mücevher Kalıbı
Greko-Romen tarzı kadın figürlü mücevher kalıbı.

Fildişi heykelcik
M.S. 200 yılından kalma, Afrodit’in Hint versiyonu gibi olan fildişi heykelcik.
İlginç bir şekilde, iki benzer heykelcik iki farklı yerde bulundu. Birisi Roma Pompei’de, diğeri ise Maharashtra’daki Bhokardan’da.

Para
Üzerinde Menandros yazılı olan para. Arka yüzünde Athena figürü işlenmiş

Antik dönemde Roma ile ticaret Diğer eserler
Döneme ait önemli diğer parçalar arasında şunlar bulunmaktadır.
Pişirilmiş topraktan yapılmış Tanrısal Kadın heykeli. MS 1.-2. Yüzyıla ait.
Roma Dönemi Pişmiş Toprak insan başı
Roma döneminde yapılmış el değirmeni.
Kazılarda bulunmuş Roma tankı
Çelenk taşıyıcılı kireçtaşı kaplama parçası
Kireçtaşından yapılmış bir madalyon







