Hindistanın ilk devrimcisi Vasudev Phadke, İngilizlere karşı aktif silahlı mücadele veren ve sıradan halka devrim yolunda ilham veren ilk devrimcidir. Bu nedenle özgürlük hareketinin babası olarak anılır.
İlk direnişler
Aslında pek çok Hintli, İngilizlere karşı savaşmıştır; örneğin Nana Phadnavis ve Mahadji Shinde gibi önderler, 1782’deki Birinci İngiliz-Maratha Savaşı’nda İngilizleri mağlup etmiştir. 1857’deki toplu isyanda devrimciler, İngilizlere karşı açıkça bir savaş yürütmüş ve o dönemin Hindistan topraklarının neredeyse dörtte birini geri almışlardı.
Ancak, Phadnavis ve Shinde’nin aslında tüm Hindistan’ı değil sadece Maratha İmparatorluğu’nu temsil ettiği de bir gerçektir. 1857’deki savaşta ise çoğu kişinin aslında İngilizlere karşı savaşan soylular ya da İngiliz Silahlı Kuvvetleri’nde görev yapan Hintli askerler olduğu, sivil halktan katılımın fazla olmadığı da bilinir.

Hindistanın ilk devrimcisi Vasudev Phadke nin fikirleri
Phadke, 1845 yılında Shirdhon’da doğdu. Lise eğitimini tamamladıktan sonra Pune’de İngiliz Hükümeti’nin Muhasebe Bölümünde memur olarak göreve başladı. Phadke, parlak bir memur ve aynı zamanda çalışkan bir eğitimci olduğu için İngiliz yönetiminde iyi bir kariyer yapabilirdi, ama bu yolu seçmedi.

Phadke, Maharashtra Eğitim Derneği’ni kurarak, Bal Shikshan Mandir Okulu ve Garware Koleji de dahil olmak üzere bugün bile Pune’deki en iyi eğitim kurumları arasında olan bazı okulların gelişimine katkıda bulundu. Ancak Hindistanda yaşanmakta olan baskı ve sömürünün farkına varmasıyla, Phadke İngiliz hükümetindeki işinden ayrıldı ve silaha sarıldı.
Tam bu dönemde Hindistanda veba salgını ve kıtlık olayları patlak verdi. Phadke, ayrıca yaşanan ekonomik çöküşe de tanık oldu. Acı çeken Hintlilere karşı İngilizlerin kayıtsız kalması Phadkeyi derinden etkiledi. Bir gün, İngiliz yönetimi altındaki Hindistan’ın ekonomik olarak yağmalanmasından bahseden Rahip Ranade’nin bir konferansına katıldı. Bu andan sonra Phadke, devlet hizmetinden istifa etti ve İngilizlere karşı bir devrim hareketi başlatmaya karar verdi.
İlk orduyu oluşturması
Phadke, davasına destek olunması için zengin ve varlıklı Hintlilere ulaştı ama destek bulamadı. Köylü sınıfından ve kabile kesimlerindeki çeşitli kastlardan oluşan bir ordu kurdu. Phadke’nin davasına olan inancı çok güçlüydü. İngilizleri devirmek için silahlı bir isyan başlatmaya karar verdi. Bu kararını dönemin en büyük azizlerinden biri olan Swami Samarth’a anlattı ve onun bu davayı kutsamasını istedi. Swami Samarth ona zamanın henüz olgunlaşmadığını, sabırlı olmasını ve beklemesini tavsiye etti. Ancak Phadke kararından vazgeçmedi ve yoluna devam etti.
Phadke, eski bir Muhasebe Dairesi çalışanı olduğu için İngiliz Hükümetinin paralarının saklandıkları yerleri çok iyi biliyordu. Bu bilgi, onun ve yoldaşlarının İngiliz rezervlerine gerilla saldırıları düzenlemesine yardımcı oldu. Bu tür baskınların ardından Phadke, İngilizler tarafından haydut ilan edildi ve başına 2.000 rupi ödül kondu. Bu miktar, bugünün standartlarına göre 500 bin USD tutuyordu.

Etkileri
Phadke’nin isyanının dini temelleri, tebaasına ve genel olarak Hindu dünyasına karşı olan keskin görev bilincine sahip olduğu biliniyor.
Örneğin, 1877-1880 yılları arasında Bombay başkanlığının valisi olan Richard Temple, Phadke’nin eylemlerini “Maratha milliyeti”, “Hindu ulusu” ve “Hindu ırkının” üstünlüğü için bir mücadele olarak tanımlıyordu. “Hindu” ve “ulus” terimlerinin siyasi bir anlamı ve etkisinin olmadığı bir dönemde, üst düzey bir İngiliz yöneticisi tarafından kullanılması, Hindu milliyetçiliğinin olası bir kaynağına işaret etmektedir.
Phadke’nin etkisi o kadar güçlüydü ki, genç vatansever devrimci Lokmanya Tilak’ın Phadke’nin gözetiminde kılıç dövüşü dersleri aldığı ve fiziksel egzersizlere katıldığı söylenir. Phadke’den ilham alan, belirgin bir şekilde üst kast soyadlarına sahip birkaç kişi, gelecekteki soygun ve isyan planlarını belirlemek için yerel tapınakların çevresinde toplanıyordu.
Yakalanması ve ölümü
Phadke’nin mücadelesi sırasında yoldaşlarından birisi kendisine ihanet etti. Onun verdiği bilgilerle hem İngilizler hem de yerel Nizam tarafından takip edildi. Uzun bir kovalamacanın ardından Phadke 1879’da tutuklandı. Yargılanmasının ardından Yemen’deki bir hapishaneye sürgün edildi. Burada, hapishane duvarlarını yıkarak kaçmaya teşebbüs etti, ancak yakalandı. Yemen’deki hapishanede açlık grevine başladı ve nihayet 1883 yılında hayata veda etti.


