Türk-Mughal Dönemi

MUGHAL ÖNCESİ

22 Ekim 1398’de Timur’un orduları İndüs Nehri’nin kıyılarına ulaşmıştı. Bu nehir, Hindistan’la Afganistan dağlarını birbirinden ayıran doğal bir engeldi. Ordu, iki gün içinde nehrin üzerinde köprüler kurdu, tekneler inşa etti ve karşı kıyıya geçti.

Timur ve orduları 12 Aralık’ta Delhi’ye ulaştı. Delhi sultanı Mallu Han umutsuz bir saldırı başlattı. Timur, bunun karşılığını 50 bin kişiyi katlederek verdi. Hint ordusunun efsanevi filleri Timur’un kullandığı modern silahlar karşısında etkisiz kalmıştı. 2 gün süren savaşın sonunda Timur, Delhi’ye girdi. Delhi’deki bir camide Timur adına hutbe okundu.

Timur ve ordusu, başşehir Semerkant’a dönerken yanlarında fillerle birlikte, duvarcı ustaları, gümüş işleme ustaları ve hattatlar gibi birçok sanatçıları da götürdü. Timur, 6 aydan biraz fazla bir süre kaldığı Delhi’de arkasında öyle bir yıkım bıraktı ki tarihsel bir kaynakta yazdığına göre: ‘Delhi’de iki ay içinde hiçbir şey kıpırdamadı, hatta bir tek kuş bile uçmadı.’

Bu duvarcı ustaları ve taş kesim sanatçıları Semerkant’ta Timur’un kendi türbesi olan Gur-i Emir Türbesinin yapımında İran’dan gelen ustalarla birlikte çalıştılar. Bunun sonucunda mimaride Hint – İran tarzının temeli atılmış oldu.

Timur, Cengiz Han’ın soyundandır. Timur doğduğunda annesinin “atam Cengize benziyor” dediği kayıtlara geçmiştir. Aynı zamanda gene Cengiz Hanın soyundan bir prensesle evlenir ve “Damat” anlamına gelen Gürgân ismini alır. Kurduğu devlete Gürgânlılar denir.

TÜRK-MUGHAL DÖNEMİ

Mughal hü­küm­dar­la­rı­nın yö­ne­tim­de ol­duk­la­rı zaman, Hin­dis­tan’da tam bir al­tın çağ dö­ne­mi ya­şan­mış ve bu ge­niş ül­ke ta­ma­men kon­trol al­tın­da tu­tu­la­bil­miş­tir. Bu güç­lü yö­ne­tim ör­neği­ne sa­de­ce As­ho­ka döneminde ve İn­gi­liz yönetimin­de yak­la­şı­la­bil­miş­tir. Bu­na kar­şı­lık, Mughal hü­küm­dar­la­rı­nın tah­tı ele ge­çi­rip kay­bet­me­le­ri çok kı­sa ara­lık­lar­la ger­çek­leş­miş­tir.

Mughaller, sa­de­ce ül­ke­yi si­lah zo­ruy­la yö­ne­ten iş­gal­ci­ler ol­ma­mış; kül­tü­re ve özel­lik­le mi­ma­ri­ye çok önem ve­re­rek Hin­dis­tan’da bü­yük eser­ler ya­rat­mış­lar­dır. Dün­ya­nın en gü­zel mi­ma­ri anıt­la­rın­dan bi­ri olan Taj Ma­hal, Mughal hükümdarı Şah Ci­han’ın ese­ri­dir. Ede­bi­yat ve diğer sanatlar da Mughaller dö­ne­min­de çok ge­liş­miş­ti. Ada­let sis­te­mi de Av­ru­pa’nın ay­nı dö­ne­min­de­kin­den çok çok ile­riy­di.