Bir tek yapının bütün bir ülkenin sembolü olmasına Eyfel Kulesi veya Piramitler örnek sayılırsa, Tac Mahal de Hindistan’ı temsil etmektedir.

Bu ünlü anıt, İmparator Şah Cihan’ın, karısı Mümtaz Mahal için yaptırdığı bir anıt-mezardır. Mümtaz Mahal, 1629 yılında İmparatora 14. çocuğunu doğururken ölmüş ve Şah Cihan’ı dayanılmaz acılar içine sürüklemişti. İmparator, bu acı kayıptan sonra iki yıl süreyle yas tutmuş, devlet işleriyle ilgisini kesmiş ve çok sade bir hayat sürmeye başlamıştı. Şah Cihan, daha önce de imparatorluğunu genişletmek için yeni yerler fethetmekten çok, mimari alanında eserler meydana getirmeye yönelmişti. Eşinin ölümünden sonra ona olan sevgisinin büyüklüğünü bütün dünyaya kanıtlamak için büyük bir anıt-mezar yaptırmaya karar verdi.

Günümüzde Tac-Mahal diye bilinen bu anıtın esas ismi Mümtaz Mahal’dir. Hint dilinde (Z) harfinin bulunmaması ve bunun yerine (J) harfinin kullanılması nedeniyle Mümtaj Mahal olarak tanınmış, bu isim de zamanla Taj Mahal olarak yaygınlaşmıştır.

Tac Mahal’in yapımına 1632 yılında başlanmış ve anıt, 21 yıl sonra 1653’de tamamlanmıştır. Yapımında Hindistan’dan ve Orta Asya’nın birçok yerinden getirilen 20 bin kadar işçi çalıştı. Yapım sırasında, 2.5 ton ağırlığındaki mermer bloklar 300 km. uzaktan taşınırken sayısı bine yaklaşan filler kullanıldı. Bu blokların çıkartılması için 3.2 km. uzunluğunda bir rampa yapılmıştı. Ana binanın girişindeki mermerin 33 metre yüksekliğinde ve tek parçadan işlenmiş olduğunu da ekleyelim.

Anıtın baş mimarlığını Şirazlı İsa Khan üstlenmiş, ve zamanın ünlü sanatçıları olan Bordo’dan Austin usta ve Venedik’ten Veroneo ustalar kendisine asistanlık yapmıştır.

Tac Mahal için anlatılagelen inanılması güç bir hikayeye göre; Şah Cihan, burayı bitirdikten sonra kendi mezarı olarak ikinci bir anıt daha yaptırmayı düşünüyormuş. İkinci Tac Mahal, şimdikinin tersine tamamen siyah mermerle işlenecekmiş. Şah Cihan, bu rüyasını gerçekleştiremeden oğlu Âlemgir tarafından tahttan indirilmiş, hayatının geri kalanını Agra Kalesinde Tac Mahal’i seyrederek geçirmiş, ölünce de karısının yanında Tac Mahal’e defnedilmiştir.

Tac Mahal, Yamuna nehrinin kıyısında yemyeşil bir bahçede kurulmuştur. Ana giriş, cami girişini hatırlatan kubbeli biçimdedir ve kırmızı kum taşından yapılmıştır. Giriş kapıları, üzerlerine işlenmiş ayetlerle daha da görkemli olmuştur.

Girişteki binaları geçince Tac Mahal’e açılan, ortasında uzunlamasına iki havuz bulunan bir yola gelinir. Tac Mahal’in bu havuzdaki suda yansıması çok çok güzeldir.

Tac Mahal, yüksek bir mermer platform üzerine oturtulmuş, dört köşesinde birer minare bulunan kubbeli bir yapıdır. Bu minareler 41 m. yüksekliğindedir. Minareler, simetrik olarak yerleştirilmiş değildir. Bu önlem, herhangi bir depremde minarelerin yıkılması halinde ana kubbenin etkilenmemesi içindir. Minarelerde ezan okunmaz. Binanın dört tarafındaki eyvanlara siyah mermerden bir hat yazısıyla Yasin Suresinin tamamı işlenmiştir.

Şah Cihan ve Mümtaz Mahal’in mezarları ana yapının alt katındadır; ancak ziyaretçilerin gezdiği katta sembolik iki mozole bulunmaktadır.

Tac Mahal’in tamamı çok ince kesimli mermerle işlenmiştir. Mermerlerin içi oyularak yerleştirilen çeşitli yarı değerli ve tam değerli taşlarla yapılan çiçek ve dal desenleri ve süslemeler parlayarak çok ilginç ışık oyunları yapmaktadır. Bu işleme sanatının adı “Pietra Dura”dır.

Bazı gezginlere göre, Tac Mahal’i sadece bir kez ziyaret etmek yeterli olmaz; çünkü burası değişik ışık koşullarında değişik görüntüler verir. Örneğin, gündüz göremediğiniz birçok şeyi akşam güneş batarken ve hatta gece ay ışığı altında fark edebilirsiniz!

Tac Mahal, dolunay gecelerinde ziyaretçi akınına uğrar. Akşamları saat 19.00’da ziyarete kapanan anıt, dolunay zamanlarında dört gün süreyle gece yarısına kadar ziyarete açık tutultur.

Tac Mahal’in 18. yüzyılın başında bir İngiliz generali tarafından sökülerek İngiltere‘ye götürülmesinin ve parça parça satılmasının planlandığını biliyor musunuz? Bu proje, önce Delhi’deki Red Fort için gündeme gelmiş ve Londra’daki müzayedeye götürülen parçalara ilgi gösterilmemesi üzerine bundan vazgeçilmişti.

Daha sonra genel vali olan bir başka İngiliz, Lord Curzon, Tac Mahal’in zarar gören birçok yerinin onarılmasını sağlamıştır.

Tac Mahal hakkında son olarak üzücü bir şey söylememiz gerekiyor. Bu anıt, modern dünyanın yaşam koşullarına ayak uyduramamaktadır. Taşıtların egzoz gazları, sanayi kirlenmesi ve kimyasal gübrelerin etkileri gibi çevre şartları Tac Mahal’in mermer temelli yapısını çürütmekte ve bozmaktadır. Buna önlem olarak Tac Mahal’in çevresindeki 4 kilometrelik bir alan içinde motorlu taşıt trafiğine izin verilmemektedir. Tac Mahal’e gidecek ziyaretçiler için elektrikle işleyen (ücretsiz) minibüsler, ücretli faytonlar ve deve arabaları hizmetinizdedir.

Bu eser, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesindedir. Hindistan’da Kültürel Miras listesindeki öteki yerler için tıklayınız.