Hin­dis­tan dün­ya­nın en ge­liş­miş uy­gar­lık­la­rın­dan bi­ri­ni yaratmıştır. Bü­yük im­pa­ra­tor­luk­la­rın ve uy­gar­lık­la­rın ku­rul­ma­sı ve so­na er­me­si Asya’­da Av­ru­pa’dan çok da­ha ön­ce ger­çek­leş­miş­ti. Hindis­tan, tek bir kültürel ve dinsel bir yapıda değil; de­ği­şik ırk, kül­tür ve din­le­rin bir ara­da ya­şa­dı­ğı mo­za­ik bir yapıdadır. Hin­dis­tan’ı önem­li kı­lan bir baş­ka et­ken de Hin­du­izm ve Bu­dizm gibi iki bü­yük di­nin bu top­rak­lar­da doğ­muş ve ge­liş­miş ol­ma­sı­dır.

Es­ki çağ­lar­da Mı­sır­lı­lar ve Ro­ma­lı­lar, de­niz yo­luy­la Gü­ney Hin­dis­tan’a gel­miş­ ve da­ha da iler­le­ye­rek Gü­ney Do­ğu As­ya’ya ka­dar ula­şa­bil­miş­ler­di. Gü­nü­müz­de Hin­dis­tan, En­do­nez­ya ada­la­rın­da bi­le ana­yurt ola­rak ka­bul edil­mek­te­dir. En eski Hint Des­tan­la­rından bi­ri olan Ra­ma­ya­na Des­ta­nı, Gü­ney­do­ğu As­ya­’da bu­gün bi­le anlatılmaktadır.

MS. 52 yı­lın­da İsa’nın 12 havarisinden biri olan Aziz Tho­mas, Ke­ra­la’ya gel­miş ve bu­ra­da ilk Hıris­ti­yan­lık fa­ali­yet­le­ri­ni baş­lat­mış­tı. Aziz Thomas, Chennai’de ölmüştür.

Hindistan’ın geç­mi­şi MÖ. 10 bin yıl­ları­na ka­dar uza­nır. Bu geçmiş, İn­düs Va­di­si Uy­gar­lı­ğında, Mo­en­jo­da­ro ve Ha­rap­pa’da­ki ka­lın­tı­lar­da bu­lu­nan es­ki eser­ler­de ken­di­ni gös­ter­mektedir. Bu ta­rih, Mı­sır’da­ki Nil neh­ri ve Mezo­po­tam­ya’da­ki Fı­rat neh­ri çev­re­sin­de ge­li­şen uy­gar­lık­lar­la ay­nı dö­ne­me rast­la­mak­ta­dır.

Şim­di­ki Pa­kis­tan’ın ku­ze­yin­de bu­lu­nan Mo­en­jo­da­ro uy­gar­lı­ğı en par­lak dö­ne­min­de çok ge­liş­miş ya­ya yol­la­rı, ta­rım ve ti­ca­re­te da­ya­lı ya­şam tar­zı ve kül­tü­rü ile hâlâ gi­ze­mi­ni ko­ru­mak­ta­dır.

Ar­yan Dö­ne­mi
MÖ. 1700 yıl­la­rın­da bu çok ge­liş­miş İn­dus uy­gar­lı­ğı ani­den yok ol­du. Bu dö­nem, Ar­yanla­rın Si­bir­ya’dan ge­le­rek Uralla­ra ulaş­tık­la­rı dö­nem­dir. Ar­yanlar da­ha son­ra, İn­dus Va­di­si­ne yer­leş­miş, Hin­du­izm’i ge­le­nek­sel Brah­man inanç­la­rın­dan çı­kart­mış ve Sans­krit di­li­nin ata­sı sa­yı­lan bir dil kul­la­narak gelişmesini sağlamış­tır.

Ro­ma Dö­ne­mi
MÖ. 600 yıl­la­rın­da, Bu­dizm’in do­ğu­şuy­la he­men he­men ay­nı dö­nem­de, bu­gün­kü Pa­kis­tan top­rak­la­rı Makedonyalı Bü­yük İs­ken­der’in orduları ta­ra­fın­dan iş­gal edil­di. Kı­sa sü­ren bu iş­gal, Bü­yük İs­ken­de­rin bu­ra­da ölü­müy­le so­na er­di.

Bu­dist Dö­nem­
Ma­ur­ya İm­pa­ra­tor­lu­ğu, Kral As­ho­ka dö­ne­mi ile dün­ya­da­ki ilk Bu­dist kral­lık ola­rak ta­ri­he geç­ti. Bu dö­nem­de Bu­dizm özellikle Pe­şa­ver va­di­sin­de çok ya­yıl­dı.

Gand­ha­ra Dö­ne­mi
MS 1. yüz­yıl­da Af­ga­nistan’dan ge­len Kus­han­lar, Aral Gö­lü’nden Ganj Pla­to­su­na; Be­lu­cis­tan’dan Pa­mir Yay­la­sı­na ka­dar uza­nan ge­niş bölgede bir uy­gar­lık kur­du­lar. Bu böl­ge, günü­müz­de İpek Yo­lu ola­rak bi­li­nen ve Ro­ma’yı Pe­kin’e bağ­la­yan ti­ca­ret yo­lu­nun baş­lan­gı­cı ol­muş­tur. Bu dö­nem­de Yu­nan – Ro­ma ve Hint ortak sa­nat tar­zı olan Gand­ha­ra kül­tü­rü doğmuş­tur. Bu­dizm, Gand­ha­ra sa­na­tı­nın ge­liş­me­siy­le Or­ta As­ya’da­ki Ka­ra­ku­rum Dağ­ların­dan Çin ve Ti­bet’e ka­dar et­ki­si­ni sür­dür­müş­tür. Bu top­rak­lar sa­de­ce ti­ca­ri bir mer­kez de­ğil, ay­nı za­man­da bir eği­tim ve di­nî zi­ya­ret mer­ke­zi olmuştur.

MS. 5. yüz­yıl­da Ro­ma uy­gar­lı­ğı­nın ka­ran­lık dö­ne­me gir­me­siy­le Be­yaz Hun­lar böl­ge­ye gel­miş, hal­kı kı­lıç­tan ge­çir­miş ve Gand­ha­ra kül­tü­rü­nü yok et­miş­ler­dir.