Hindistan’ın en batı ucunda yer alır, Pakistan ile uzun bir sınırı vardır. Bu sınır ve uzaklık nedeniyle Pencab eyaletine Hindistanda “serhad” ve bu eyalette yaşayanlara “serdar” denir.

Pencab eyaleti, ekonomisinden sosyal yaşama kadar birçok alanda çok gelişmiş durumdadır. Örneğin Pencab’ta kişi başına düşen yıllık gelir Hindistan ortalamasının 50 puan üzerindedir. Hindistan nüfusunun % 2.5 kadarı burada yaşarken, buğday üretiminin %60’ı ve pirinç üretiminin %50’si Pencap’ta elde edilir. Hindistan’ın toplam süt üretiminin üçte biri Pencab’tan sağlanır.

Pencablılar Hindistan’daki tüm banka hesaplarının % 5’ine sahiptir. Ortalama yaşam süresi tüm ülke ortalamasında 47 sene iken, bu süre Pencab’ta 65 senedir. Burada, ağırlıklı olarak tarımsal üretim yapılmakla beraber, bir çok sanayi dalı da gelişmiştir.

Pencab, Hindistan’la Pakistan’ın ayrılması sırasında en çok zarar görmüş olan eyalettir. Bu ayrılma sırasında milyonlarca Müslüman, Pakistan tarafına; gene milyonlarca Hindu ve Sih ise Hindistan’a Pencabdan geçerek göç etmiş, bu sırada meydana gelen çatışmalarda yüzbinlerce insan ölmüştür.

Pencab eyaletinin en büyük şehri olan Amritsar, Sikh dininin merkezidir. Amristar ilk zamanlarda eyalet merkeziydi, daha sonra şehrin Pakistan sınırına yakın olması nedeniyle merkez, Chandigarh’a taşındı.

Pencab eyaletini Hindistan’dan ayırmayı ve burada başka bir devlet kurmayı isteyen Sih teröristler 1984’te çıkan büyük bir çatışmadan sonra Altın Tapınak’a sığınmıştı. Güvenlik kuvvetlerine üç hafta kadar direnen bu güçler, İndira Gandi hükûmetinin emriyle, kanlı bir baskın sonucu öldürüldüler. Bu baskın, bölgedeki ayrılıkçı hareketlerin daha fazla taraftar toplamasına yol açmış; Pencab eyaleti, siyasi cinayetler, çatışmalar ve zaman zaman uygulanan sokağa çıkma yasakları ile Hindistan’ın en çok baş ağrıtan bölgesi olmuştu.

Bu ayrılıkçı Sih gruplar “Khalistan” isimli yeni bir devlet kurma iddiasındaydı. Giriştikleri silahlı mücadelede Pencab eyaletindeki Sih toplumundan ilgi ve destek bulabilmiş ve bir ara amaçlarına ulaşabilecek kadar güçlenmişlerdi. Bu dönemde sözde “Khalistan” devletinin dış temsilcilikleri açıldı, Pencab bölgesine gidecek olanlara vize verilmeye başlandı hatta, bu hayali devletin banknotları bile basıldı.

Daha sonra bölge tekrar sükûnete kavuştu. Altın Tapınak’ın duvarlarındaki kurşun delikleri onarıldı ve bir din merkezi olma özelliğine yakışan mistik ortamını yeniden kazandı.