Portekizliler, Goa’da üç şehir kurmuştur. Goa Velha (Old Goa), Panjim (New Goa) ve Margao (Madgaon). Panjim günümüzde Old Goa’nın banliyösü gibidir ve Mandovi nehrinin denize açılan ağzında sahilin bir tarafında kuruludur. Burada Arşidük’ün sarayı, modern bir liman, hükûmet binaları ve alışveriş merkezleri bulunur. Panjim, bir eyalet merkezi olmasına rağmen, burada soğuk resmi binalar yerine bir tatil beldesinin yumuşaklığı ve sükuneti hakimdir.

Man­do­vi neh­ri bo­yun­ca yer alan De­va­nand B. Mar Cad­de­si, Man­do­vi Köp­rü­sü­ne ka­dar uza­nır. Bu cad­de, ay­nı za­man­da ne­hir ağ­zın­dan de­ni­ze ka­dar gi­den kor­don bo­yu­dur.

Şeh­rin içi­ne doğ­ru gidildiğinde ön­ce­lik­le Idalcao Palace binasını göreceksiniz. Burası bir zamanlar Adil Şah hanedanının kalesiydi. Portekizliler, 1615 te burayı restore etmiş ve Valilik Sarayı olarak kullanmışlar.

Bu binanın yanında Abbe Faria isimli bir hipnozcunun heykeli var. Bu kadın, Portekiz asıllıdır, Calangute yakınlarında doğmuş, 15 yaşında Lizbon’a gitmiş ve bir daha Goa’ya hiç dönmemiştir. Bir rahibe olarak yaşamını sürdürmüş ama hipnotizma konusunda Paris’te verdiği konferanslarla dikkatleri çekmiş ve bu konunun uzmanı olmuştur. Abbe Faria, aslen Goa’lı olması nedeniyle burada önem verilen bir kişiliktir.

Az ilerde Braganza Enstitüsünü görebilirsiniz. Binanın Mavi çinilerle kaplı girişinde Goa’daki Portekiz koloni günlerini hatırlatan bir sunumu var. Bu sunumda 3 metre kadar büyüklükteki panellerde Portekizli ünlü şair Camoes’in çeşitli şiirleri üzerine Goa manzaraları yer almıştır.

Kubbesi yıkılmış durumdaki Jama Masjid (Cuma Camisi) Panjim’deki ender İslami yapılardan biridir ve yapımı 18. yüzyıla aittir.

Bembeyaz yapısıyla, şehre hakim bir yamaçta yer alan Church of Immaculate Conception adlı kilise, hemen dikkatinizi çekecektir. Bu kilise, 1541’de yapılmış ve 1619’a kadar birkaç kez restore edilip büyütülmüştür. Panjim’deki en büyük ve en önemli kilisedir. Mimari yapısı Portekiz Barok tarzının bir örneğidir. Kilisenin çanı, Old Goa’da Augustinian Manastırı yıkılınca oradan getirilmiş olan Goa’daki ikinci en büyük çandır.

Panjim’in ara sokaklarında dolaşırsanız, burası pencereleri dekoratif demirlerle bezeli evleri ve cam kenarlarındaki saksıları ile size bir Akdeniz kentini anımsatacaktır. Kuzey ve Doğu Hindistan’da kadınlar Sari ve Şalvar Kamiz (Pencabi) tarzı giyinirken, Goa kadınları etek – bluz ve tek parça (batı tipi) elbiseler giyer. Bu da size yine bir Avrupa kentindeymişsiniz duygusunu verecektir.

Panjim içinden bineceğiniz dolmuşlarla Miramar Beach (plaj bölgesi) ve Dona Paula (plaj ve tatil bölgesi) ne gidebilirsiniz. Miramar plajı, açık deniz kıyısında olduğundan kirlenmemiştir, rahatlıkla denize girebilirsiniz. 7 km. kadar ilerideki Dona Paula‘da konaklamanız da mümkündür.