Hampi Antik Kenti

0
1346
Hampi genel – Virupaksa tapınağı © Wikimedia Commons

Vijayanagar İmparatorluğu’nun 14. yüzyıldaki başkenti olan Hampi antik kenti, Karnataka eyaletinin Deccan bölgesinde yer alır. Şehirden kalan kalıntılar, şehrin kuzeyde Thungabhadra nehri ile ve öteki yönlerde granit bir bölge ile çevrilmiş bir alana yayıldığını gösteriyor. Bu alan, 26 km kare boyutlarındadır. Böyle korunaklı bir arazi, bir başkent oluşturmak için mükemmel bir yerdi. 

Günümüzde Hampi’de 1600 adet civarında tarihi eser bulunmaktadır. Bu kadar çok gezilecek yeri olan Hampi’ye 1 tek gün asla yetmez, burada 2 veya 3 gün kalmalısınız.

Hampi antik kenti UNESCO Dünya Kültür Mirası listesindedir.

Tarih

Şehir Harihara (Hakka olarak da bilinir) ve Bukka isimli iki kardeş tarafından kuruldu. Bu kardeşler, 1336’da Delhi Sultanı Muhammed bin Tuğluk döneminde savaş esiri olmuştu. Güneydeki bölgelerde isyan çıkınca padişah, düzeni yeniden sağlamak için bu kardeşleri görevlendirdi. Bukka kardeşler o kadar başarılı oldular ki, isyanı bastırdıktan sonra burada bağımsız bir krallık kurdular. Kurdukları Vijayanagar İmparatorluğu büyük bir güç ve ihtişam içinde büyüdü. 1565 yılına kadar tüm saldırılara karşı direndi ve gelişti. Hampi, ilk kurulduktan sonra zamanla Krishnapura, Nagalapura, Tirumalapura ve başka yerlerin komşu kentlerinin oluşmasıyla genişledi ve bir metropol haline geldi. 

1565 yılındaki savaşta Vijayanagar güçleri yenildi ve başkent yağmalandı. Bu olaydan sonra Hampi, eski ihtişamını bir daha geri kazanamadı ve bugüne kadar harap durumda kaldı. 1565 yılındaki bu yenilginin yaşattığı büyük felaketin izleri kentin yıkıntılarında hala görülebilir. Sanki işçiler, aletlerini nehir kenarında bırakarak kaçmış gibidir. Parçalanan krallık 1689’da Mughal egemenliğine girdi ve 1780’de Haydarabad Nizamı tarafından ilhak edildi.

Hampi şehrinin yıkıntıları hakkında söylenegelen genel bir söz, “Hampi’de her bir taşın kendi hikayesi vardır” şeklindedir. 

Hampi genel
Hampi genel – Virupaksa tapınağı © Wikimedia Commons

Vitthala Tapınağı

Vitthala, tanrı Vishnu’nun bir avatarıydı. Bu tapınağın yapımına 1513’te Krishnadevaraya tarafından başlanmış, Achuta ve Sadashiva dönemlerinde devam edilmişti. 1565’teki yıkım döneminde yapımı sürdürülmekteydi. Tapınak, doğu, güney ve kuzeyde 3 kapısı olan yüksek duvarlarla çevrilidir. 

Vitthala dış görünüş
Vitthala Tapınağı © Wikimedia Commons

Ana yapı, kraliyet atları, filler, dans eden kızlar ve askerler gibi figürleri olan ince işlemelerle süslüdür. Taş yapılı bir bodrum katın üzerinde durmaktadır. 

Vitthala tapınağı
Zafer Bozkaya Vitthala tapınağında – 2007

Tapınağın önünde, çok sayıda sütunuyla göz alıcı özellikte bir salon bulunmaktadır. Büyük sütunların altına yapılmış olan küçük sütunlarda bir tür ses efekti meydana geliyor. Buradaki her bir sütun Hint müzik notalarından bir sesi üretir. 

Vitthala tapınağı
Vitthala Tapınağı – Çizim

Taştan Araba

Vitthala tapınak kompleksinde, ana tapınağın önünde taştan oyulmuş bir Savaş Arabası bulunur. Bu küçük taş yapı, tek parça bir taş bloğuna oyulmuş olmasa da, derzler arasındaki güzel yapı işçiliği ile günümüzde bile takdir görüyor. Arabanın önüne koşulmuş olan iki fil figürü buraya sonradan eklenmiştir. Heykelin orijinal halinde burada iki at figürü vardı.

Taş araba
Taştan araba © Wikimedia Commons

Hindistan banknotlarında yeni tip 50 Rupilerin üzerinde Taştan Araba figürünün kullanılmış olması Hindistan Hükümetinin buraya bir değer verdiğini gösteriyor.

Taş araba
Taştan Araba – çizim

Virupaksha Tapınağı

Virupaksha tapınağı, Hemakuta Tepesi’nin eteğinde yer almaktadır. Tapınağın geçmişi 7. yüzyıla kadar gider. Bir zamanlar küçük bir tapınak olan bu yer, Vijayanagara hükümdarlarının yönetimi altında büyük bir komplekse dönüştü. Günümüzde ana tapınak, bir Sanctum (en kutsal yer), üç giriş odası, bir sütunlu salon ve bir açık hava salonundan oluşmaktadır.  

Virupaksha
Virupaksha genel © Wikimedia Commons

Virupaksha (Pampapathi) tapınağı, Hampi’deki ana hac merkezidir. Savaşta zarar görmüş, ama gene de ayakta kalabilmiş bir yapıdır. Tapınağın “Gopuram” denilen üç adet törensel giriş kapısı vardır. En yüksek olan doğudaki Gopuram, 50 metre yükseklikte ve dokuz katlıdır.

Törensel giriş kapısı
Gopuram © Wikimedia Commons

Tapınağın Lakshmi adında kutsal bir fili var. Bu fil, her sabah yakındaki nehre götürülüp banyo yaptırılıyor. Sabahları nehir kıyısında bulunursanız bu olayı izleyebilirsiniz. Lakshmi’nin bir görevi de tapınağı ziyaret edenlerin kafasına hortumuyla dokunarak kutsamaktır.

Tapınakta fil
Tapınak fili

Lakshmi-Narasimha Heykeli

Bu heykelin ismi Narasimha’nın ürkütücü çehresi anlamına gelir. 1528 yılında Krishnadevaraya’nın yönetimi sırasında buradaki bir kayadan yontulmuştur. 7 metre yüksekliğindeki bu devasa heykel ve kucağında oturan Lakshmi figürü, 1565’teki savaşta hasar görmüştür. Lakshmi, yılan Adisesha’nın kıvrımlarında oturur. Yılanın Lakshmi’ye gölgelik yapan yedi kafası vardır.

Narasimha
Lakshmi-Narasimha Heykeli © Wikimedia Commons

Şivalinga

Narasimha görüntüsünün solunda Badavi Linga adında yekpare taştan oyulma bir Shivalinga heykeli vardır. Bu Shivalinga hiç zarar görmemiştir ve yaklaşık 3 metre yüksekliğindedir. Shivalinga’nın tabanı her zaman suyla kaplıdır. Narasimha ve Badavi Linga heykelleri Vijayanagara ustalarının el becerilerini gösteren güzel bir örnektir. 

Shiva Lingam
Şivalinga © Wikimedia Commons

Hazara Rama Tapınağı

Tanrı Rama için yapılmış olan bu tapınağa, duvarlarında işlenmiş çok sayıda Ramayana panelinin bulunması nedeniyle halk arasında Hazara = 1.000 “Hazara Rama Tapınağı” (Bin Rama Tapınağı) deniyor.

Tapınak Dışı
Hazara Rama Tapınağı © Wikimedia Commons

Tapınak, yarım Mandapa’nın yanında uzun ve zarif sütunlara sahip açık bir sundurmanın eklendiği sütunlu bir salondan oluşuyor. Yüksek bir duvar, ana girişlerle birlikte tüm kompleksi çevreliyor. Tapınağın Durbar Bölgesi’ne açılan küçük bir kapısı vardır. Sütunlu salon, siyah taştan yapılmış eşsiz güzellikteki sütunlarıyla dikkat çekiyor. Bu sütunlar, salonun ortasında bulunan yükseltilmiş taş bir platform üzerine yerleştirilmiştir. 

Sütunlar
Hazara Rama Tapınağı – Sütunlar © Wikimedia Commons

Tapınak, duvarlarındaki Ramayana panelleriyle ünlüdür. Bu kabartmalarda Ramayana destanı ayrıntılı bir şekilde gösteriliyor. Dasaratha’nın bir oğul sahibi olmak için fedakarlık yapması, Rama’nın doğumu, ormana sürgün edilmesi, Sita’nın kaçırılması ve Rama ile Ravana arasındaki nihai kavga gibi hikayeler burada canlı bir şekilde işlenmiştir. Panellerde Tanrı Rama’nın aracılığıyla iyiliğin kötülüğe karşı zaferi vurgulanıyor.

Tapınaktaki kabartma işler
Hazara Rama Tapınağı – Paneller © Wikimedia Commons

Tapınak, şehrin kraliyet bölgesinde yer alıyor. Muhtemelen kralın özel ibadet yeriydi. Tapınağın çevre duvarları, hem dışarıdan hem de içeriden oyulmuş olmaları bakımından olağanüstüdür. Dış frizler, yürüyüş halindeki alayda bulunan atları, filleri, dans eden kızları ve piyadeleri tasvir eder. Çevre duvarının dış yüzündeki paneller, üst üste beş adet yatay sıra halindedir. Bu panellere binicileri ve görevlileriyle filler, binicileriyle şahlanmış atlar işlenmiştir. Daha detaylı bir panel ise seyisler, güreşçiler ile askerler tarafından yönetilen binicisi olmayan atlardan oluşan bir alayı ve onları izleyen kraliyet üyelerini gösterir. Bu alay, Dussehra festivali sırasında savaşçıların ve hükümdarların gücünü gösteren geçit törenlerine aittir. 

Hazara Rama
Hazara Rama Tapınağı – Bir sütun

Pazar

Hampi şehrinin merkezinde yaklaşık 500 metre uzunluğunda ve 50 metre genişliğindeki cadde, Hampi Bazaar olarak biliniyor. Bu pazar yeri, Hampi şehrinin parlak dönemlerinde uzak yerlerden gelmiş olan tüccarların akınına uğrardı. Burası zaman içinde gelişmiş ve bir mücevher, inci, fildişi ve baharat pazarı olmuştu. 

Ana caddede taştan yapılmış kaldırımların izleri görülebilir. Caddenin her iki yanında, süslemeleri bitirilememiş sütun bloklarını da görebilirsiniz. Zanaatkarlar aletlerini geride bırakarak atölyelerinden aniden kaçmış gibi görünüyor. Caddenin iki yanındaki dükkan yıkıntıları 4  – 5 metrekare büyüklüğündedir. Bir yanda 130, öteki yanda 100 civarında dükkan ayakta kalmıştır. Etrafa dağılmış olan sütunlar büyük ihtimalle bu dükkanların bir parçasıydı.

Caddenin kuzeybatı ucunda Achyuta Raya tapınağına bağlanan büyük bir dikdörtgen tank yer alıyor. Şimdi kısmen yıkılmış olmasına rağmen, bu kademeli tankın çevresinde sütunlu bir yapının ilginç kalıntıları bulunuyor. Sütunların tabanına daha yakından bakıldığında, her biri arka arkaya durur şekilde oyulmuş fillerin tankın etrafında bir zincir oluşturduğu görülebilir. 

Tankın ortasındaki platform üzerinde küçük bir dikdörtgen yapı inşa edilmiş. Bu yapı, yıllık tekne festivali sırasında tanrı ve tanrıça görüntülerini taşımak için bir platform olarak kullanılıyordu.

Hampi Pazar
Pazar bölgesi

Ganesh Heykelleri

Ganesh heykellerinin ilki açık bir alandadır. 2,5 metre boyunda ve dört kolludur. Tanrı Ganesh, üst kollarında dört silah tutar. Bu silahlar, “Ankusha”, “Goad”, “Pasha” ve “Noose” adlarındadır. Sağ alt elinde bir fildişi tutarken, hasar görmüş durumdaki sol alt elinde bir tatlı topu olan “Modaka” tutuyor. Ganesha, göbeğinden bir yılana bağlanmıştır. Ganesha heykeli tek parça bir kayadan yapılmıştır ve oturur pozisyondadır.

Ganesha heykellerinin ikincisi öncekinin neredeyse iki katı büyüklüğündeydi. Bu heykel, günümüzde hasar görmüş durumdadır. Uzun ve kare şeklindeki sütunları ile hoş orantılara sahiptir, dört yüzüne oyulmuş minyatür kabartmaları vardır.

Ganesha
Ganesh Heykeli © Wikimedia Commons

Fil Ahırları

Zenana bölgesinin dışında yer alan, büyükçe ve dikdörtgen bir yapı, Fil ahırları olarak adlandırılır. Bu yapı, Hint-İslam mimarisinin güzel bir örneğidir. Çok yüksek tavanlı olarak yapılmıştır ve 11 adet büyük odadan oluşmaktadır. Bunlardan on tanesi büyük kubbeler ile süslüdür. Kubbeler tuğla ve harçtan yapılmıştır, değişik biçimlerde kasnaklı, nervürlü ve sekizgendir. Merkezdeki köşkün üst yapısı yıkılmış durumdadır. Burada muhtemelen gene Hint-İslam mimarisiyle uyumlu bir Hindu ibadet odası vardı. 

Giriş katındaki odalar fil ahırı olarak kullanılmıştır. Filler, tavanın ortasından sarkan yerlere bağlanmıştır. Bu durum, duvarlara gömülü demir kancalardan anlaşılıyor. Ayrıca fil bakıcılarının ve eğiticilerinin konakladığı odalar da var.

Fil bakım yerleri
Fil Ahırları © Wikimedia Commons

Basamaklı Kuyu

Bölgedeki ilginç kalıntılardan birisi, Basamaklı Kuyu’dur. Çeşitli krallar döneminde klorit şistten inşa edilmiş olan kiremit yapılı bu kuyular hem şehrin su ihtiyacını karşılamak için ve hem de dini amaçlarla kullanılmıştır. Küçük ama suyu temiz olan kuyu, yaklaşık 22 metrekare çapında ve 7 metre derinliğindedir. Kuyunun her biri hoş bir şekilde düzenlenmiş basamaklarla donatılmış beş katı vardır. Kuyudan çıkışların yönünü, sırasını ve yerini gösteren işaretler,  yerleşimin önceden iyi düşünüldüğünü, tüm taş blokların başka bir yerde plana uygun olarak hazırlandığını ve daha sonra buraya monte edildiğini gösteriyor.

73 x 27 metre boyutlarında daha büyük bir su biriktirme alanı Durbar bölgesinin girişinde ve Kraliçe’nin hamamının kuzeybatısında yer almaktadır. Halktan kişiler muhtemelen bu alanı kullanıyordu.

Baoli
Basamaklı Kuyu

Mahanavami Platformu

Halka açık bir meydan kompleksi olan bu yer “Büyük Platform” olarak da adlandırılır. Mahanavami platformu, kraliyet merkezinin içindeki en yüksek noktalardan birinde 19 dönümlük bir çevre duvarının içindedir. Platformun üzerinde törensel yapıların var olduğu tahmin ediliyor. Bu kompleksteki en büyük anıt, büyük, kare bir yapıyı oluşturuyor ve üzerinde muhtemelen ahşap bir mandapa bulunduruyordu. Bu, mandapa da muhtemelen Hampi’nin yıkımı sırasında yanmıştır.

Platformun zemin katı henüz ayaktadır. Granitten yapılmıştır. Üzerindeki rölyeflerde filler, atlar ve develer gibi yürüyen hayvanlar görülüyor. Güney tarafındaki kabartmalarda, kadın sopa dansçıları ile çeşitli müzisyenler ve dansçılar görülüyor. Üçüncü sıradaki kabartmalar, bir savaş alayını, Holi festivalini kutlayan ve birbirine su atan çiftleri ve başka kişileri gösterir. 

Yarısı kalmış tapınak
Mahanavami Tapınağı © Wikimedia Commons

Büyük platformun yakınında bir seyirci salonu vardır, ki bu da yanarak kaybolan yapılardan birisidir. Burada bulunan 100 civarında ahşap kütüğe bakılarak burada muhtemelen ahşap bir köşkün de var olduğu söylenebilir.

Platformun güneyinde, granitten yapılmış ve basamaklı tanka su götüren bir su kemeri bulunuyor. Komplekste muhtemelen su sporları için bir büyük su havuzu, bir bahçe ve çeşitli mandapalar vardı. 

Mahanavami tapınağı
Mahanavami Tapınağı – çizim

Lotus Mahal

Lotus Mahal, iki katlı bir yapıdır. Giriş katında 24 sütundan oluşan açık bir bölüm vardır. Bu bölümdeki kemer yapısı ince sıva ile dekore edilmiştir. Üst katta çok sayıda pencere ve kemerli açıklıklar vardır. Tüm pencereler bir zamanlar ahşap kepenkler ve ipek perdelerle donatılmıştı. 

Bu yapıda üç gözetleme kulesi var. Bu kulelerin tepesine birkaç basamakla çıkılır. Bunlar gözetleme kuleleri olarak tanımlansa da, büyük ihtimalle saray kadınlarının çevreyi görmeleri için yapılmıştı. Sekizgen biçimli kulelerdeki pencerelerin alt sırasının yarı kapalı olmasından da bu sonuç çıkarılabilir. Gözetleme kulelerinin mimari tarzı gene Hint-İslam mimarisine aittir.

Lotus Mahal güzeldir
Lotus Mahal © Wikimedia Commons

Kraliçe’nin Hamamı

Hampi’de çok sayıda su kanalları ve su depoları vardır. Bunlar dönemin mühendislik becerisinin bir kanıtıdır. Hamamların en ayrıntılı olanı, Hazara Rama tapınağının güneyinde, kale bölgesinde yer alan Kraliçe’nin hamamıdır. 

Hamam
Kraliçe’nin Hamamı – Dış görünüş

Bina, çok sade yapılı dış cephesi ile çok süslü iç mekanı arasındaki kontrastla dikkat çeken büyük bir yapıdır. Hamam’ın büyüklüğü 15 metrekare kadardır. Zarif bir şekilde dekore edilmiş kemerli koridorlar ve çıkıntılı balkonlarla çevrilidir. Kemerli bölmelerin her birinin üzerindeki tavan ve tonozlardaki oymalı alçı süslemeler, İslam mimarisinin karakteristikleridir. 

Saraydaki Hamam
Hamam – İç görünüş

Kral’ın Terazisi

Jain Tapınağı’ndan biraz ileride, “King’s Balance” veya “Tula Purushadana” adı verilen ilginç bir anıt vardır. Burası bir tür terazi düzeneğine sahipti. Vijayanagara kralları güneş ve ay tutulması, Yeni yıl günü ve Taç giyme günü gibi belirli tarihlerde dini törenler yapar, altın ve değerli taşlarla kendi ağırlıklarını tarttırır, sonuçta elde edilen değerler Brahman rahiplere dağıtılırdı. 

Terazi, 5 metre boyunda iki granit sütun üzerinde kuruludur. Tepedeki bölüme üç taş halka oyulmuş ve 6 metre kadar uzunlukta bir taş kiriş, buraya tutturulmuştur. Sütunlar kralın ve iki eşinin heykelleri ile süslenmiş durumdadır.

Kralın terazisi
Kral’ın Terazisi © Wikimedia Commons

Anjaneya Tepesi

Nehirden karşıya geçerseniz, tanrı Hanuman’ın doğduğu yer olduğuna inanılan tepeye ulaşırsınız. Tepeye çıkmak için 700 civarında basamaktan tırmanmanız gerekiyor ama buradan göreceğiniz manzara gerçekten de güzel. Tepenin en yüksek noktasında bir Hanuman tapınağı var.

Hampi yakınında tepe
Anjaneya Tepesi

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
İsminizi yazın