Eski Jaipur’un tam ortasında bulunan City Palace (Şehir Sarayı) çeşitli bahçeleri ve binaları ile geniş bir araziyi kaplar. Sarayın dış duvarları Mihrace Jai Singh tarafından yapılmış, diğer bölümleri çok sonra tamamlanmıştır. City Palace’ın içini ve Jaipur’un sembol yapılarından olan Hawa Mahal‘i, Maharaja (Mihrace) Pratap Singh yaptırmıştır. Sarayın bir bölümünde son Mihrace Padmanabh Singh yaşamını sürdürmektedir.

Sarayın merkezi olan yedi katlı Chandra Mahal (Ay Mekânı) 1727 – 1734 yılları arasında yapılmıştır ve buradaki en eski yapıdır. Chandra Mahal’in üst katlarından çevresindeki bahçelerle tüm Jaipur’un hoş bir görüntüsü izlenebilir. Chandra Mahal’i ve sarayın öteki bölümlerini görmek isterseniz giriş ücretine ek olarak 2.500 Rupi daha ödemeniz gerekiyor.

Ana giriş kapısının karşısında Mubarek Mahal‘i göreceksiniz. Maharaja, Mubarek Mahal’i, 1890 yılında misafirlerinin konaklaması için yaptırmıştır. Binanın dışı mükemmel işçilikle işlenmiş mermerle kaplıdır. Beyaz mermer oyularak desenler elde edilmiş, bu arada zeminde de gene beyaz mermer bırakılmıştır. Tekstilde bu tasarıma “Organze” denir. Aynı tasarımın mermer ile elde edilmesi çok şaşırtıcı.

Mubarek Mahal, günümüzde Tekstil müzesi olarak kullanılıyor. Burada son Mihrace ve Mihranilerin elbise ve kaftanları ile dönemin gündelik yaşantısını yansıtan giysiler sergilenmektedir.

Tekstil Müzesinin hemen karşısındaki Silahhane’de 15. yüzyıla kadar giden eski silahları mutlaka inceleyin. Rajputların kullandığı zehirli ve kandırmacalı silahlar çok ilginç.

Diğer Moğol saraylarında olduğu gibi burada da bir Divan-ı Khas (Soyluları Kabul Salonu) vardır. Bu salona büyük ve mükemmel işçilikle işlenmiş Rajendra Pol kapısından geçerek ulaşacaksınız. Bu kapının iki yanında bulunan tek parça mermerden işlenmiş iki fil, herkesin ilgisini çeker ve bu fillerin önünde fotoğraf çektirilir.

Soylular Salonu’nun mimarisi tamamen Moğol tarzıdır ve Pembe renkli kum taşından yapılmıştır. Her tarafı açık bırakılmış olan binanın duvarlarında tüfeklerden yapılmış ilginç bir dekor ve büyük avizeden başka dikkati çekecek en önemli eser buradaki iki gümüş su tankıdır.

Su tankları : Şimdiki Mihracenin dedesi olan Sawai Madho Singh, İngiltere ziyareti sırasında kullanmak için bu tankları Ganj suyu ile doldurup yanında götürmüştür. Katı inançlı bir kişi olan Mihrace, Hindu olmayan bir kişi ile temas edip kirlenmemek için sürekli olarak eldiven kullanır, katılmak zorunda kaldığı resmi toplantılardan sonra giydiği giysileri yaktırırdı. Bu Tankların her biri 309 kilo saf gümüşten yapılmıştır ve 2 ton kadar su alır. Tanklar, Dünya rekorlar kitabına girmiştir.