Ekber Şah tarafından 1565’te yapılmaya başlanmış ve çeşitli eklerin inşasıyla Şah Cihan tarafından bitirilmiştir. Kale, askeri amaçlı olarak yapılmışsa da Şah Cihan burayı bir saray olarak kullanmıştır. Şah Cihan, yaşamının son günlerinde büyük oğlu Âlemgir tarafından burada tutulmuş ve penceresi Tac Mahal’e bakan bir odada ölmüştür.

Kalenin çevresi 2.5 km. uzunluğundadır ve 20 metre yüksekliğindeki duvarlarla koruma altına alınmıştır. Kaleye, sadece güneyindeki Amar Singh Kapısından girilebilir.

Kalenin bölümleri:
Moti Mescid :
İnci Camisi olarak bilinir. 1653’de Şah Cihan tarafından yaptırılmıştır. Mescidin iç duvarlarındaki Farsça yazıtlarda bu anıt-yapı mükemmel bir inci ile kıyaslanmaktadır.

Divan-ı Aam : İmparatorun halkı huzuruna kabul ettiği salon. Şah Cihan tarafından yaptırılmıştır, mermer ve ağaç oyma işçiliğini birlikte kullanan eşsiz bir eserdir.

Divan-ı Khas : İmparatorun önemli elçileri ve ziyaretçileri kabul ettiği salon. Ünlü tavuskuşu desenli taht, Delhi’ye götürülmeden önce burada bulunuyordu.

Oktagonal Kule : Gene Şah Cihan’ın Mümtaz Mahal için yaptırdığı bir anıt. Kaderin bir cilvesi sonucunda Şah Cihan, ölünceye kadar yaşamının son 7 yılını bu kulede geçirmiştir.

Cihangir’in Sarayı : İmparator Ekber, oğlu Cihangir için yaptırmıştır. Saray, Hindu ve Moğol mimari geleneklerinin ilginç bir karışımıdır.

Sarayın Khas Mahal diye adlandırılan bölümü Şah Cihan’ın özel mekânıydı. Şiş Mahal (Aynalı Salon) sarayın harem dairesiydi ve duvarları küçük küçük aynalarla dekore edilmişti. Anguri Bagh (Üzüm Bağı) bir Moğol bahçe mimarisi örneğidir. Sarayın hemen önündeki bahçede Hauz-i Cahangiri yani ‘Cihangirin Havuzu’ bulunur.

Hamam : Sarayın bu bölümü ziyarete kapalıdır. Giriş kapısından görülebileceği kadarıyla hamamın iç duvarlarının küçük küçük dışbükey aynalarla kaplı durumda olduğu ve mum ışığı kullanılarak bu aynalarda yansıma etkisi gösterdiği belli oluyor.

Bu eser, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesindedir. Hindistan’da Kültürel Miras listesindeki öteki yerler için tıklayınız.