2
img

Hindistan Gezi Rehberi kitabını satın almak için tıklayınız.

 

Hindistan Yakin Tarih

İndira Gandi Dönemi

Hindistan'ın politik yaşamındaki en büyük problemi yönetimdeki liderlerin hep belirli kişiliklere takılı kalmasıdır. Hindistan'da başbakanlık görevini üstlenen ilk iki kişi Javaharlal Nehru ve onun kızı olan İndira Gandi olmuştur. 1966 seçimlerinden başarıyla çıkan İndira Gandi, 1975 yılında ciddi sorunlarla karşılaşmış ve olağanüstü durum ilan etmiştir. Bu durum, Hindistan'ı başka ülkelerde olduğu gibi diktatörlüğe sürüklememekle birlikte, birçok 'iyi' ve 'kötü' politikaların izlenmesine sebep olmuştur.
indiragandi
İndira Gandi

Bu olağanüstü dönemde enflasyonun yüzde 10 civarında tutulması gibi başarılı sayılabilecek sonuçlar alınmış, ancak bazı demokratik gelenekler de sarsıntıya uğramıştır. Gandi'nin politik rakiplerinden birçoğu kendilerini hapiste bulmuş, Hindistan'ın adalet sistemi ise yozlaşmıştır. İndira Gandi'nin oğlu Sanjay'ın "halk otomobili" girişiminin başarısızlığa uğraması Gandi ailesine çok puan kaybettirmiştir. Gene Sanjay Gandi'nin projesi olan doğum kontrolü uygulamasının halkın kısırlaştırılması şeklinde anlaşılması sonucunda büyük tepkiler oluşmuştur. 1977 yılında İndira Gandi erken seçime gitmek zorunda kalmış, seçimleri Kongre Partisi'nin karşısındaki en büyük güç olan Janata Dal Partisi kazanmıştır.

Janata Dal Partisi ve lideri Morarji Desai'nin sadece Kongre Partisi'ni yenilgiye uğratacak kadar gücü olduğu, ülke yönetiminde başarısız kalmasıyla anlaşılmıştır. Bu dönemde enflasyon hızla yükselmiş, sonuçta 1980 seçimlerinde İndira Gandi öncekinden daha büyük bir güçle iktidara gelmiştir.
Bu dönemin de Bayan Gandi'ye çok şans getirdiği söylenemez. Oğlu Sanjay'ın bir kazada ölmesi, toplumsal huzursuzluklar ve çatışmalar, dokunulmazlar kastına karşı girişilen şiddet hareketleri, Pencap ve Keşmir bölgelerindeki politik ve etnik sorunlar ve bütün bunların üzerine polis ve güvenlik güçlerinin giriştikleri katliamlar ve rüşvetin bütün devlet kademelerine yayılması İndira Gandi'nin ikinci iktidar döneminde karşılaştığı problemlerin sadece bir kısmı olmuştur.

Hindistan'ın, yaşadığı tüm problemleri bir yana bırakırsak çok önemli iki temel sorunu vardır. Nüfus fazlalığı ve yoksulluk. Dünyada demokratik bir rejim altında yaşama şansına sahip olan insanların yüzde 50'sini Hindistan halkının oluşturduğunu biliyor muydunuz? Hindistan, büyük nüfus problemleriyle karşı karşıya kalmasına rağmen dünyada kendi nüfusunu besin maddeleri ithal etmeden doyurabilen üç ülkeden biridir. Hindistan'da yaşayan insanların çoğunun yeterli beslenme seviyesinin altında beslenmeleri ve ülkede açlıktan ölenlerin sayısının çok yüksek olması, bu ekonomik göstergelerin gerçeklik düzeyini göstermektedir.

İndira Gandhi, 1984 yılında Sikh dininin merkezi Amritsar'daki Altın Tapınak'a sığınan ayrılıkçı militanlara karşı ordu birliklerini kullanmasıyla kendi sonunu da hazırlamış oldu. Kendi korumaları'nın suikastiyle öldürüldü. Daha sonra yerine geçen oğlu Rajiv Gandi döneminde, demokratikleşme yönünde ileri adımlar atılmış, büyük yatırımlar, enflasyonun yükselmesi pahasına gerçekleştirilmiştir. Rajiv Gandi de 1991 yılında bir seçim gezisi sırasında bombalı bir suikaste kurban gitmiştir. Kongre Partisi, daha sonra, ilk kez Gandhi ailesi dışından bir kişiyi (Narasimha Rao) başkan seçmiştir.

rajiv
rao
Rajiv Gandi
Narasimha Rao


Rao, Rajiv Gandi'nin gerçekçi politikalarını sürdürmüş, özellikle Maliye Bakanı Manmohan Singh (2004 yılında başbakan seçilmiştir) başarılı çalışmalarıyla ekonomiyi düze çıkartmıştır. 1992 yılının sonunda Ayodhya'da patlak veren Hindu - Müslüman çatışmaları, Pakistan'ın desteklediği iddia edilen ayrılıkçı Sih militanlarının terör hareketleri ve süregelen Keşmir sorunları Rao'nun iktidarını sarsıntıya uğratmıştır. 1996 yılında yapılan genel seçimlerde Hindu-milliyetçi bir yapısı olan Bharatiya Janata Partisi (BJP) başarılı olmuştur. Ancak iktidar için gerekli çoğunluğu bölük pörçük koalisyonlarla sağlayabilmiş olan Atal Behari Vajpayee 1999'daki genel seçimlere kadar koltuğunda rahat oturamamıştır.
1998 yılında Rajastan çöllerinde beş başarılı nükleer deneme yaptığında bütün dünyanın tepkisini alan Vajpayee hükümeti Pakistan ile barış yapılması umudunu besleyenleri hayal kırıklılığına uğratmıştır.
İkibin'li yıllara milliyetçi söylemlerle giren iktidar, sürekli olarak yandaşlarını kayıran tavırlar içinde olmuş, bu dönemde birçok müslüman, Kongre Partisine geçmiştir.

Hindistan'da bir yandan da ahlaki ve siyasi yozlaşma çok ileri boyutlara ulaşmıştır. Ülkenin en ileri gelen ve en olgun politikacılarından eski başbakan Narasimha Rao, 1993 seçimlerinde rüşvet karşılığı taraf tuttuğu ispatlanarak 3 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır. 2001 yılında yurtdışından silah alımı ihalelerinde büyük miktarda rüşvetin alındığı kanıtlanınca Vajpayee hükümetinin Savunma Bakanı istifa etmek zorunda kalmıştır.

11 Eylül saldırılarının ardından Afganistan'da harekata girişmesi ile bölge bir kere daha karışmış özellikle Bombay'da meydana gelen terörist saldırılardan sonra Hindistan ile Pakistan arasında tekrar savaş rüzgarları esmeye başlamıştır. Kaşmir sorunun artık çözülmesi yönünde baskılar artınca bu kez bu yönde daha ileri adımlar atılmış ve iki ülke arasında doğrudan görüşmelere başlandı. Yapılan anlaşmayla iki ülke arasındaki direkt otobüs seferlerinin sayısı artırıldı, Keşmir'deki Srinagar şehrinden Azad Keşmir'deki Muzafferabad şehrine giden otoyol yapılarak ulaşıma açıldı, bu yoldan düzenli otobüs seferleri yaıplmaya başlandı. İki ülke arasındaki ikinci sınır kapısının Karachi yakınlarındaki Khokrapar'dan açılması henüz gerçekleşmedi ama Pakistan ile Hindistan arasındaki yakınlaşmalar sürüyor.

2005 yılının başında iki ülke arasında "Dostluk" başlığıyla kriket turnuvası düzenlendi. Kriket maçları her iki ülkenin çeşitli stadlarında yapıldı ve resmi makamlar maça gidenler için vize işlemlerini kolaylaştırdı. Öteki ülkeyi görmek için büyük bir arzu duyan taraftarlar hiçbir olay çıkarmadan ziyaretlerini yapıp geri döndüler, böylece dostluk bağları sağlamlaştı. Pakistan cumhurbaşkanı Perviz Müşerrefin Yeni Delhide doğduğu evi ziyaret etmesi ve kendisine doğduğu hastanedeki doğum kayıtları ile ayak izini gösteren belgenin verilmesi artık Hindistan ile Pakistanın arasındaki bütün sorunların çözümleneceği hakkında umutları arttırdı.

Hindistandaki 2005 yılının ilk yarısındaki devlet yönetimi şöyledir. Mesliste çoğunluk Hindu dininden olduğu halde Cumhurbaşkanı Abdul Kalam bir müslüman ve Başbakan Manmohan Singh bir Sikh dini mensubudur. Hindistan, laik cumhuriyet yapisi ile dünyada bir benzerinin olmadığını ve dinler arasında uyumlu bir beraberlik olduğunu böylece kanıtlamaktadır.

abulkalam
manmohan
Cumhurbaşkanı Abdul Kalam
Başbakan Manmohan Singh

 

 

Üye İşlemleri
  Kullanıcı Adınız

  Şifreniz

 

Son Yazılar/Duyurular
 İstatistikler
» Bugün Gelen : 315
» Toplam Gelen : 1122668
» Kayıtlı Üye : 2437
» Şu An Bağlı IP : 20
Aktif Üyeler
Aktif Üye Yok

 Son 25 Dakika İçinde
 Aktif Olan Üyeleri Gösterir
Yeni Delhi amritsar Delhi Amritsar Varanasi agra Jaipur Haridvar Dharamsala Mumbai Goa delhi amritsar varanasi agra jaipur haridvar dharamsala mumbai goa kerala