2
img
kitap

Hindistan Gezi Rehberi kitabını satın almak için tıklayınız.

 

AGRA

GENEL BİLGİLER
TAC - MAHAL
GEZİLECEK YERLER
FETİHPUR SİKRİ

Genel Bilgiler

Agra, 1501 yılında Sikandar Lodi krallığının başşehri olmuş, ancak kısa süre sonra Moğolların eline geçmiştir. Agra’da Babür Şah ve Hümayun Şah dönemlerinde erken Moğol tarz mimari örnekleri ilk kez görülmeye başlandı. Agra, Ekber Şah zamanında görkemli eserlerle yükseldi. Bunda şehrin hemen yakınındaki Fetihpur Sikri’nin başkent olması da etkili olmuştur. İmparator Şah Cihan, kendi döneminde Agra’da önemli mimari eserler meydana getirdi. Bunlar, Tac Mahal, Agra Kalesi, Cami Mescid ve diğerleridir. Delhi’deki Red Fort ve Cuma Camisini de Şah Cihan’ın yaptırdığını belirtmiştik. 1761’de şehir Jat'ların eline geçtiği zaman birçok anıt yıkılmış, bu sırada Tac Mahal bile çok zarar görmüştü. Bu anıt eserlere 1770'de Maratha’lar ve 1857’de İngiliz’ler zamanındaki şiddetli çarpışmalar da zarar vermiştir.

 

Agra City



Yerleşim
Agra, geleneksel kalabalığı, rikşa trafiğinin yoğunluğu ve turistlere karşı aşırı ilgili halkı ile sıradan bir kuzey Hindistan şehridir. Sehir, Yamuna nehrinin batı kıyısında ve Delhi’nin 200 km. kadar güneyinde kurulmuştur. Şehrin eski kısmı, Agra Fort'un kuzeyinde ve bugün Kinari Market diye bilinen yerde kalmıştır. Modern görünümlü yeni şehir ise Cantontment bölgesini de içeren Sadar Bazar bölgesidir.

agra
Tac Mahal'in havadan görünüşü


Agra’da her yil iki büyük festival organize edilmektedir. Her yıl Şubat ayında el sanatları ve hediyelik eşya fuarı olan Taj Mahotsav festivali Doğu kapısı yakınındaki yeşil alan olan Shilpgram'da kurulur. Ekim ayı başında yapılan Shardotsav festivali ise bir dans ve müzik festivalidir. Agra Kalesindeki Diwan-ı Aam ve Fetihpur Sikri gibi tarihi mekanlarda ünlü dans ve müzik topluluklarının gösterileri yapılır ve yoga ve meditasyon dersleri verilir.

Tac Mahal
tac mahal

Bir tek yapının bütün bir ülkenin sembolü olmasına Eyfel Kulesi, Özgürlük Anıtı veya Piramitler örnek olarak gösterilirse, Tac Mahal’in de Hindistan’ı temsil ettiğine hiç kuşku yoktur.


Bu ünlü Moğol anıtı, İmparator Şah Cihan’ın, karısı Mümtaz Mahal’in anısına yaptırdığı bir anıt-mezardır. Mümtaz Mahal, 17 yıl evli kaldığı imparatora 14. çocuğunu doğururken 1629 yılında ölmüş ve Şah Cihan’ı dayanılmaz acılar içine sürüklemiştir. İmparator, bu acı kayıptan sonra 2 yıl süreyle yas tutmuş ve çok sade bir hayat sürmeye başlamıştı. İmparatorluğunu genişletmek ve yeni ülkeler fethetmekten çok mimari alanında sanat eserleri meydana getirmeye yöneldi. Şah Cihan, eşine olan sevgisinin büyüklüğünü bütün dünyaya kanıtlamak için bu anıt - mezarı yaptırmaya karar verdi.

tac mahal
Tac Mahal'in havuzdaki yansıması da çok güzeldir.

Tac Mahal’in yapımına 1632 yılında başlanmış ve anıt, 21 yıl sonra 1653’de tamamlanmıştır. Yapımında sadece Hindistan’dan değil Orta Asya’da birçok yerden getirilen toplam 20 bin işçinin çalıştığı bilinmektedir. 2.5 ton ağırlığında olduğu tahmin edilen mermer bloklar 300 kilometre uzaklıktan taşınırken sayısı bine yaklaşan filler kullanılmıştır. Bu blokların yapının tepesine çıkartılması için 3.2 km. uzunluğunda bir rampa yapılmıştı.

tac mahal

Anıtın baş mimarlığını Şiraz’dan gelen İsa Khan üstlenmiş, ve zamanın ünlü sanatçıları olan Bordo'dan Austin usta ve Venedik’ten Veroneo ustalar kendisine asistanlık yapmıştır. Bir efsaneye göre Şah Cihan, Tac Mahalin yapılmasından sonra buna benzeyen başka bir eser yaratmaması için mimar İsa Khan'ın sağ elini kestirmiştir.

Tac Mahal için anlatılagelen inanılması güç başka bir hikayeye göre Şah Cihan, burayı bitirdikten sonra kendi mezarı olarak ikinci bir anıt daha yaptırmayı düşünüyormuş. İkinci Tac Mahal şimdikinin tersine tamamen siyah mermerle işlenecekmiş. Şah Cihan, bu rüyasını gerçekleştiremeden oğlu Âlemgir tarafından tahttan indirilmiş, hayatının geri kalan kısmını Agra kalesinde nehrin öbür yakasında Tac Mahal’i seyrederek geçirmiş, ölünce de karısının yanında Tac Mahal’e defnedilmiştir.

Tac Mahal, yüksek bir mermer platform üzerine oturtulmuş dört köşesinde birer minare bulunan kubbeli bir yapıdır. Bu minarelerin her biri 41 metre yüksekliğindedir. Minareler, ana yapının bulunduğu platform üzerinde simetrik olarak yerleştirilmiş değildir. Bu önlem, herhangi bir depremde minarelerin yıkılması halinde ana kubbenin etkilenmemesi içindir. Minarelerde ezan okunmaz. Şah Cihan ve Mümtaz Mahal’in mezarları ana yapının alt katındadır, ancak; bunu sembolize etmek için ziyaretçilerin gezdiği katta iki mozole yapılmıştır.

Kabir

Tac Mahalin içindeki iki kabir. Soldaki, büyük olan Şah Cihan'in, sağdaki ise Mümtaz Mahal'in.

 

 

tac mahal

Tac Mahal’in tamamı çok ince kesilmiş mermerlerle işlenmiştir. Mermerlerin içi oyularak yerleştirilen çeşitli yarı değerli ve değerli taşlarla yapılan çiçekler, dallar, süsler çok ilginç ışık oyunları yapmaktadır. Bu kakma işleme sanatının adı “Pietra Dura” dır.

pietra
Mermer üzerine taş kakma işleri bizim Osmanlı dönemi desenlerini hatırlatıyor.
 
Pietra Dura
Tac Mahalin kapısının çevresinde Kuran-ı Kerim'den Yasin suresinin tamamı işlenmiştir.
 
Pietra Dura
Pietra Dura sanatından bir ayrıntı.

Tac Mahal’in icinde bulunduğu geniş arazi, Yamuna nehrinin kıyısında kurulmuş iki girişi olan yemyeşil bir bahçedir. Her giriş kapısı birer cami şeklindedir ve kırmızı taştan yapılmıştır. Bu yapıların üzerine Kuran’dan ayetler işlenmiştir. Bu binaları geçince Tac Mahal’e açılan, ortasında uzunlamasına iki havuz bulunan bir yola gelirsiniz. Tac Mahalin bu suda yansıması da çok çok güzeldir. Tac Mahal’i sadece bir kez ziyaret etmek yeterli olmaz, çünkü burası değişik ışık koşullarında değişik görüntüler vermektedir. Örneğin gündüz göremediğiniz birçok şeyi akşam güneş batarken ve hatta gece ay ışığı altında farkedebilirsiniz!

taj


Tac Mahal, dolunay zamanlarında geceleri ziyaretçi akınına uğrar. Normalde akşam saat 19:00’de ziyarete kapanan anıt, dolunay zamanlarında dört gün süreyle gece yarısına kadar açık tutulur.
Tac Mahal’in 18. yüzyılın başında bir İngiliz Generali tarafından sökülerek İngiltere‘ye götürülmesinin ve parça parça satılmasının planlandığını biliyor musunuz? Bu proje, ilk olarak Delhi'deki Red Fort için gündeme getirilmiş ve Londra’daki müzayedeye götürülen parçalara kimsenin ilgi göstermemesi üzerine bundan vazgeçilmişti. Daha sonra genel vali olan Lord Curzon, Tac Mahalin zarar gören birçok yerinin onarılmasını sağlamıştır.

Tac Mahal hakkında son olarak üzücü bir şey söylememiz gerekiyor. Yüzyıllardan beri eşsiz güzelliği dillere destan olan bu anıt, modern dünyanın yaşam koşullarına ayak uyduramamaktadır. Taşıt araçlarının egzozlarindan gelen kirlenmeler, sanayi kirlenmesi ve kimyasal gübrelerin etkileri gibi çevre şartları Tac Mahal’in mermer temelli yapısını çürütmekte ve bozmaktadır. Buna önlem olarak Tac Mahalin etrafında 4 kilometrelik bir alan içinde motorlu taşıt trafiğine izin verilmemektedir. Tac Mahale gidecek ziyaretçiler için elektrikle işleyen minibüsler, faytonlar ve bisikletli rikşalar hizmettedir.

Tac Mahali Türk gezginlerin gözünden gezmek isterseniz YouTube sitesine yüklediğimiz şu videoya bakabilirsiniz.


Gezilecek Yerler

Tac Mahali dünya gözüyle göremedim hala diye üzülmeyin. http://www.taj-mahal.net/ sitesine girin ve Tac Mahalde 3 sanal bir tur yapın!

Agra Kalesi - Agra Fort

Ekber tarafından 1565 yılında yapılmaya başlanmış ve çeşitli eklerin inşasıyla Şah Cihan tarafından bitirilmiştir. Kale, önceleri askeri amaçlı olarak yapılmışsa da Şah Cihan burayı bir saray olarak kullanmıştır. Yukarıda belirttiğimiz gibi Şah Cihan, yaşamının son günlerinde büyük oğlu Âlemgir tarafından buraya hapsedilmiş ve penceresi Tac Mahal’e bakan bir odada ölmüştür.

agra Fort
Agra Fort girişi


Kalenin çevresi 2.5 km. uzunluğunda ve 20 metre yüksekliğindeki duvarlarla koruma altına alınmıştır. Kaleye, bir duvarı Yamuna nehrinin kıyısında bulunduğu için sadece güneyindeki Amar Singh Kapısından girilebilir. Kalede, geceleri ses ve ışık gösterileri yapılmaktadır.

saray
Sarayın girişi


Başka Moğol dönem kalelerinde bulunan temel bölümler burada da vardır. Bunlar soyle sıralanabilir.

Mina Mescid : İnci Camisi olarak bilinir. 1653 yılında Şah Cihan tarafından yaptırılmıştır. Mescidin içindeki Farsça yazıtlarda bu anıt-yapı mükemmel bir inci ile kıyaslanmaktadır.

Mina_masjid
Mina Mescidin içindeki yazıt.

 

Divan-ı Aam : İmparatorun halkı huzuruna kabul ettiği salon. Şah Cihan tarafından yaptırılmıştır, Mermer ve ağaç oyma işçiliğini birlikte kullanan eşsiz bir eserdir.

Diwan-e Aam
Divan-ı Aam'da imparatorun halkı selamladığı mermer işlemeli balkon.

 

Dewan-e am
Agra Kalesi'nde Divan-ı Aam

 

Divan-ı Khas : İmparatorun önemli elçileri ve ziyaretçileri kabul ettiği salon. Ünlü tavuskuşu desenli taht, Âlemgir tarafından Delhi’ye götürülmeden önce burada bulunuyordu.

Agra Fort
Divan-ı Has ve Tavuskuşlu tahtın bulunduğu platform.

Oktagonal Kule : Gene Şah Cihan’ın Mümtaz Mahal için yaptırdığı bir anıt. Kaderin bir cilvesi sonucunda Şah Cihan, 1666 yılında ölünceye kadar yaşamının son 7 yılını bu kulede geçirmiştir.

oktagonal
Oktagonal Kule'nin dışardan görünüşü

 

oktagonal
Oktagonal Kule'nin içeriden görünüşü


Cihangir’in Sarayı : Burayı imparator Ekber, oğlu Şah Cihan için yaptırmıştır. Geleneksel Hindu ve Asya kökenli Moğol mimarisinin ilginç bir karışımıdır.

divan
Khas Mahal


Sarayın Khas Mahal diye adlandırılan bölümü Şah Cihan’ın özel mekânıydı. Şişe Mahal (Aynalı Salon) sarayın harem dairesiydi ve duvarları küçük küçük aynalarla dekore edilmişti. Anguri Bagh (Üzüm Bağı) bir Moğol bahçe mimarisi örneğidir. Burada üzüm yetişip yetişmediği ise bilinmiyor. Sarayın hemen önündeki bahçede Hauz-i Cahangiri yani ‘Cihangirin Havuzu’ bulunur.

Agra_Fort
Sarayın taş işlemeli sütunları mükemmeldir.



İtimad-ud Daulah

Agra’da görülmesi gereken üçüncü önemli yer olan bu türbe, İran’lı soylu Mirza Gıyas Bey’in türbesidir. Bu zatın güzel kızı Nur Cihan, imparator Cihangir ile evlenmiş ve bu evlilikten doğan kızları, adına Tac Mahal’in yapıldığı Mümtaz Mahaldir. Bu türbe, 1628 yılında Nur Cihan tarafından yaptırılmıştır. Mimari yapısı Cihangir için Lahor’da yapılmış bulunan türbeye benzemektedir.

baby taj
Itimad-ud Daulah


Bu anıt mezarın yapı özellikleri Tac Mahal’inkine çok benzemekle birlikte daha küçük boyutta olması bu işin daha detaylı ve daha ince işçilikle yapılmasını gerekli kılmıştır. Örneğin mermer içine değerli taşları kakma sanatı olan Pietra Dura burada çok daha ince bir hassaslıkla gerçekleştirilmiştir.
Model olarak Tac Mahali andıran bu binaya “Baby Taj”, Yavru Tac ismi yakıştırılmaktadır.

Ram Bagh

İlk Moğol hükümdarı Babür tarafından 1528 yılında yaptırılmıştır. Geleneksel bahçe mimarisi örneklerindendir. Babür, öldüğünde bir süre için burada gömülmüş, daha sonra mezarı Afganistan'da Kabil şehrine nakledilmiştir.

Ekber’in Kabri (Sikandra Fort)

Delhi - Agra asfaltında şehrin 4 km. kadar dışında bulunan bu türbe büyük Moğol hükümdarı Ekberin defnedildiği yerdir. Ekber Şah, kendi sağlığında kişisel felsefi görüşleri doğrultusunda İslami, Hindu, Budist, Jain ve Hristiyan motifleri bir araya getirerek dinlerin kardeşliği ilkesini ortaya koyacak bu yapıyı inşa etmeye başladı. Ölümünden sonra oğlu Cihangir babasının planlarının çoğunu değiştirerek bu yapıyı ortaya çıkarttı.

ekber


Türbenin en ilginç özelliği ana girişte görünmeyen Bülend Derwaza isimli güney girişidir. Buradaki mermerlerin işlenmesindeki ustalık, minarelerin dizilişi adeta Tac Mahalin gelişinin bir habercisi gibidir. Girişin üstündeki Kuran-ı Kerimden yapılan bir alıntıda “Burası cennet bahçeleridir, içeri girin ve ebediyen yaşayın” yazmaktadır.

Kabir Bolümü

Ekberin kabrinin bulunduğu ana salon, tüm yapının ihtişamına karşılık tamamen boş denebilecek bir şekilde yapılmıştır. Dış yapının ihtişamı ve işçiliğindeki zerafet ve zenginlik, burada yoktur. Koca hükümdar Cihangir, babası Ekber için hiçbir süs yaptıramamış mıdır? Ya da burada verilmek istenen bir mesaj mı var? Bizce, istediğin kadar zengin ol, hükümdar ol, öldüğünde yanında hiçbir şey göturemezsin denmek istenmiş gibidir.

Sikandra Fort
Ekberin kabri başında her zaman dua okunur.

 

FETİHPUR SİKRİ


Agra’nın 40 km. kadar batısında kurulmuş olan bu şehir 1570 - 1586 yılları arasında imparator Ekber zamanında Moğol hükümdarlığının başkentiydi. Daha sonra terk edildi. Günümüzde burası mükemmel biçimde korunmuş bir hayalet şehir durumundadır.

Bu şehrin kuruluşu hakkında anlatılanlar şöyledir. İmparator Ekber Şah, Sikri adlı bu şehirde ermiş Selim Chisti’yi ziyarete gelmiş, erkek çocuğu olmadığından ve tahtı bırakacak varisi bulunmadığından yakınmış. Daha sonra Ermiş Chisti, ona bir oğlu olacağı müjdesini vermişti. İmparator, doğan üç oğlundan birine Ermiş’in ismi olan Selim ismini koydu. Daha sonra yeni, düzenli, planlı bir şehir kurdu ve başkenti buraya taşıyarak Fetihpur Sikri adını verdi. Bundan kısa süre sonra tahminen su yetersizliği nedeniyle buradan göç edildi.

Ekber, kendisi müslüman olmakla birlikte diğer dinlere olağanüstü bir hoşgörü ile yaklaşırdı. Zamanının çoğunu Fetihpur Sikri’de dini ve evrensel konuları okumak ve tartışmakla geçirmiştir. Büyük dinlerin temel düşüncelerini bir araya getiren ‘İlahi Din’ isimli yeni bir din kurmaya bile kalkışmıştır. Ekberin en sevdiği dostları olan Birbal, Raja Todarmal ve Abu Fazl hep değişik dinlerin mensubuydular.

cuma
Fetihpur Sikri'ye giriş kapısı.



Fetihpur Sikri’ye gitmek, fazladan 40 km. yol yapmak gibi gelecektir, ancak Agra’ya kadar gelmişken bu fırsatı kaçırmayın. Çünkü burası belki de dünyanın en iyi korunmuş hayalet şehridir. Burada kendinizi 1500’lü yıllara gitmiş gibi hissedebilirsiniz.

CAMİ BÖLÜMÜ

Cuma Mescidi : Şah Cihan tarafından 1648 yılında yaptırılmıştır. Girişindeki bir yazıtta Şah Cihan’ın kızı Jihanara için yaptırıldığı yazılıdır. Hapislik yıllarını Şah Cihan bu kızı ile birlikte geçirmiştir. Bu cami, İran tarzını ve Hindu etkilerini birlikte içeren ilginç bir mimariye sahip. Aynı zamanda Mekke’deki bir camiden de esintiler taşıdığı söyleniyor. Ana yapının içinde bayanların başını örtmeleri gerekiyor. Kutsallığını hala koruyan bu yapıda Ramazan süresince her akşam Qavvali ilahileri söyleniyor.

Fetihpur Sikri
Cuma mescidinde bir namaz vakti.
 
Fatehpur Sikri
Caminin içindeki taş işlemeleri mükemmeldir.

Bulend Darwaza (Zafer Kapısı) : 54 metre yüksekliğindeki bu anıtsal yapı Ekber’in Gujarat üzerine yaptığı seferde zafer kazanması nedeniyle yaptırılmıştır. İç yüzündeki Kuran-ı kerimden yapılan alıntıda şöyle yazılmıştır: Bu dünya bir köprüdür, üzerinden geçin fakat orada evinizi yapmaya kalkışmayın. Bunu bir an için bile düşünen kişi ebediyen bu düşüncesinden uzaklaşamaz ve kurtuluşa eremez.”

bulend
 
bulend 2
Bülend Dervaza dıştan görünüş
 
Bülend Dervaza içten görünüş


Dergah veya Şeyh Selim Chisti’nin türbesi 1570 yılında mükemmel bir işçilkle yapılmış beyaz mermer yapısıyla ilgi çekiyor.

 

turbe
Türbenin avludan görünüşü.

 

turbe
Türbenin harika mermer oyma penceresinden avluya bir bakış

 

turbe
Türbenin mermer oyma penceresinde her zaman adaklık çaput bağlanır.

MÜZE BÖLÜMÜ

Jodha Bai sarayı, eski şehrin içindeki ilk yapı. Cihangir’in Amber mihracesinin kızı olan Hindu annesinin adını taşır. Yapının sütunları Hindu tarzı, tavanları ise İslami tarzdadır.

Fatehpur Sikri
Geniş havuzuyla sarayın içi, gerçekten çok güzeldir

Fetihpur Sikri'nin biletle girilen ve müze olan bölümü Dünya Kültür mirası listesindedir. Buradaki inanılmaz güzellikteki taş işçiliğini görünce hayran kalacaksınız.

 

sikri
Taş işçiliğinden bir ayrıntı.

Panch Mahal: Burada imparator Ekber, dini tartışmalar düzenlerdi. Ekberin dini hoşgörüsune bir ornek olarak, Hindu eşinin, her sabah bu yapının en üstüne çıkarak doğmakta olan güneşe Hindu geleneklerine göre ibadet etme izni vermiş olması gösterilir.

Panch Mahal
Panch Mahal

 

 

jodhi
Dini tartışmaların yapıldığı bina.

 

Türk Sultanın Evi, adından anlaşılacağı gibi Ekberin en sevdiği eşlerinden biri olan Türk asıllı Sultan Rukiye Begüm için yapılmıştır. Sarayın balkonlarındaki ahşap süslemeler Keşmir, Türk ve hatta Çin etkileri taşır. Binada ayrıca Türk tipi bir hamam da bulunmaktadır.

Turkish Sultana
Türk Sultanın evinin önündeki açıklayıcı yazı.

 

Hristiyan eşin sarayı, Ekberin Goa’dan aldığı Hristiyan karısı olan Meryemin adına yaptırılmıştır. Bu sarayda Hiristiyan geleneklerine uygun motifler kullanılmıştır. Duvarlarda belli belirsiz kalan dini içerikli resimlerden birisi alttaki gibidir.

Sikri
Duvardaki fresk benzeri resim.

 

 

 

 

Üye İşlemleri
  Kullanıcı Adınız

  Şifreniz

 

Son Yazılar/Duyurular
 İstatistikler
» Bugün Gelen : 55
» Toplam Gelen : 1080400
» Kayıtlı Üye : 2434
» Şu An Bağlı IP : 7
Aktif Üyeler
Aktif Üye Yok

 Son 25 Dakika İçinde
 Aktif Olan Üyeleri Gösterir
Yeni Delhi amritsar Delhi Amritsar Varanasi agra Jaipur Haridvar Dharamsala Mumbai Goa delhi amritsar varanasi agra jaipur haridvar dharamsala mumbai goa kerala